“İnsanı şiirsiz düşünemeyiz / dünyanın acil barışa ihtiyacı var / savaş şiire ve insana saldiridir.”
Şiirin Ortak Dili Denizli’de Yankılandı
PEN Yazarlar Derneği ile Pamukkale Filarmoni Derneği’nin ortak imzasını taşıyan “Denizli Uluslararası Şiir Günleri 2”, 27 Mart’ta Denizli Şiir Oteli Toplantı Salonu’nda kapılarını açtı. Sözcüklerin duyguyla, sesin anlamla iç içe geçtiği bu buluşma, iki gün boyunca şiirin birleştirici gücünü güçlü bir atmosferle hissettirdi.

Program, Aylin Müftüoğlu’nun zarif sunumuyla başlarken, etkinlik direktörü Halim Yazıcı’nın açılış konuşması Şiir Günleri’nin çerçevesini çizdi. Gecenin odağında ise PEN 2026 yılı “Yılın Şairi” unvanıyla onurlandırılan Hidayet Karakuş vardı.
PEN Başkanı Halil İbrahim Özcan’ın talihsiz bir kaza nedeniyle katılamadığı etkinlikte, İkinci Başkan Hakkı Zariç, Özcan’ın mesajını ve etkinliğin amaçlarını katılımcılarla paylaştı. Zariç, konuşmasında Karakuş’un şiirini “toplumcu damarın lirik sesi, etik ve estetiğin buluştuğu bir çizgi” olarak tanımlarken, şiirlerinden örneklerle bu değerlendirmeyi derinleştirdi.

.
PEN Yazarlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Suat Karantay ise Karakuş’un bir şiirinin çeviri serüvenini anlatarak, eserin Türkçe ve İngilizce versiyonlarını dinleyicilerle buluşturdu. Hidayet Karakuş’un şiir evrenine açılan kapı, kısa ama etkileyici bir belgesel gösterimiyle aralandı; ardından Havva Ergür yönetimindeki gençlerin sahnelediği “Her Aşk Bir Gök Yaratır” adlı şiir tiyatrosu sahneyi adeta gökyüzüne dönüştürdü.
PEN 2026 ödül takdiminin ardından başlayan şiir dinletisi, Denizli’nin şiir hafızasına bir saygı duruşu niteliği taşıdı. Gecede Gürcü şair Dato Mağradze, dinleyicileri kendi dilinde selamlayarak şiirini paylaştı ve farklı bir coğrafyanın sesini salona taşıdı.

Ardından Can Sinanoğlu, Hakkı Zariç, Fahrettin Koyuncu, Hakan Unutmaz, Hasan Erkul, Havva Ergür, Hidayet Karakuş, İsmail Torun, Elçin Sevgi Suçun, Şerif Kutludağ, Tülin Dursun İşleker ve Yaşar Oğuz Ergün dizeleriyle geceyi yoğun bir duygu akışıyla tamamladı.
Şiir Günleri’nin ikinci günü, Cafer Sadık Abalıoğlu Eğitim Vakfı Konferans Salonu’nda Türkiye ve Gürcistan milli marşlarının birlikte yankılanmasıyla başladı. Aylin Müftüoğlu’nun sunumuyla ilerleyen programda, Pamukkale Filarmoni Derneği Genel Sekreteri Murat Erdem, şiir ve müziğin matematiksel uyumuna dikkat çekti; Johann Sebastian Bach ile Charles Baudelaire arasında kurduğu estetik köprüyle dinleyicilere farklı bir perspektif sundu.
Bu anlatımın ardından sahneye çıkan Doç. Dr. Derya Kıraç, Johann Sebastian Bach’ın Viyolonsel Süiti No.1 (BWV 1007) eserinden Prelude, Allemande ve Gigue bölümlerini seslendirerek salonda unutulmaz bir müzikal an yarattı.

Uluslararası bölümde Gürcü şair Dato Mağradze ile Macar şair Balázs Szollossy sahne aldı. Çeviri ve kolaylaştırıcılığı Fehmi Uzal Ustiaşvili’nin üstlendiği bu bölümde Szollossy şiirini kendi dilinde okurken, ardından soruları Türkçe yanıtladı. Mağradze ise şiiriyle birlikte yaşamına dair izleri de paylaştı.
Bir izleyici sorusu üzerine Mağradze, Gürcistan ulusal marşının söz yazım sürecine değinerek birçok ülkenin marşlarını ve şairlerini incelediğini; Türk edebiyatından Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Orhan Pamuk, Ataol Behramoğlu ve Mehmet Akif Ersoy’u okuduğunu ifade etti. Ancak bugün kullanılan marşın, Gürcü halkının köklü kültürel mirasından süzülen anonim ezgilerin bir derlemesi olduğunu vurguladı.
Oturumun sonunda Fehmi Uzal Ustiaşvili, şiirden barışa uzanan bir düşünceyle günümüz dünyasına dair ortak ihtiyacı şu sözlerle dile getirdi:

“İnsanı şiirsiz düşünemeyiz, dünyanın acil barışa ihtiyacı var, savaş şiire ve insana saldiridir” bu
Kısa bir aranın ardından tüm şairler yeniden sahneye davet edildi. Söz yeniden şiire bırakıldı; barışa, ekmeğe ve insana dair dizeler salonu doldurdu.
İki gün süren Denizli Uluslararası Şiir Günleri, sözcüklerin yankısında ortak bir hafızayı yeniden kurarak, şiirin sessiz ama güçlü dilini katılımcılarla birlikte çoğalttı.

GHA – ქართული ამბების სააგენტო

































