
Yaşantının Getirdiği Biçimler
Dış gerçeklikleri önce biçimleriyle algılar insan. Durumlar, olgular, olaylar, nesneler biçimleriyle bellekte yer alır. Sonrasında o biçimlerin içeriği irdelenir.
Evrende, yaşamda olup bitenler sonsuz biçim koyar şairin (sanatçının) önüne. Böyle olduğu için biçim deyince şairin usuna, sadece başka şiirlerin biçimi değil: evrenin, yaşantının sunduğu o sonsuz biçimler de gelmeli. Bu, denenmiş biçimlere öykünmekten de kurtarabilir şairi. Böyle bir tutum, böyle bir aranış özgünlüğe de götürür. Şiirlerin biçimsel farklılaşması, dış gerçekliğin biçimsel farklılaşmasını örnek almalı.
Ne yazık ki kimse böyle düşünmüyor. Bir şiirin biçiminden başka bir biçim oluşturmaya çalışılıyor. Bu da birbirini kemiren şiirlerin yazılmasına neden oluyor.
Şiir sanatı üzerine aralıksız düşünmek gerek. Anlaşılmayan bu.





















