Bir Yağ Damlacığı, İki Kaza ve Bir Soru: İstanbul’da Kaç Tane Perşembe Pazarı Var?
Bugün uzun bir yürüyüşün ardından Haliç İBB tesislerinde yemek molası verdik. Ardından yürüyerek Unkapanı Köprüsü’ne doğru ilerledik. Planımız basitti: oradan Unkapanı metrosuna geçip Taksim’e gitmek.
Ama hayat, her zamanki gibi küçük bir anla büyük bir ders verdi bize.

Perşembe Pazarı tarafından gelip Unkapanı Köprüsü altına inen rampada küçük bir motosiklet kayarak yere düştü. Sürücü şanslıydı; fazla hızı yoktu, hemen toparlandı. Henüz bir dakika bile geçmemişti ki aynı rampada bir başka motosiklet aynı şekilde kaza yaptı. O anda fark ettik: yolun üzerinde biriken motor yağı, iki kazanın da nedeni olmuştu. Muhtemelen bir araçtan sızan yağ yola akmıştı.

Durumu vakit kaybetmeden 112 Acil Servis’e bildirdim. Telefonda, “Perşembe Pazarı’ndan gelip Unkapanı Köprüsü altında böyle bir olay oldu,” dedim.
Ancak görevli kişi şaşırtıcı bir şekilde “Hangi Perşembe Pazarı’ndan?” diye sordu.
“Beyefendi,” dedim, “ben 35 yıldır yurtdışında yaşıyorum ama İstanbul’da yalnızca bir tane Perşembe Pazarı olduğunu biliyorum. Siz nasıl bilmezsiniz?”
Görevli, “Olmaz mı efendim, İstanbul’da Perşembe Pazarı çok,” deyince, içimde hem bir tebessüm hem bir hüzün belirdi.
Telefon polise bağlandı. Polis durumu hemen kavradı ve ilgileneceklerini söyledi. O an içim biraz rahatladı. Umarım o yağlı yol kısa sürede temizlenmiştir ve başka bir kazaya neden olmamıştır.
İstanbul’da her köşe başında bir hikâye, her adımda bir iz kalıyor insanda. Ama bazen bir kazayı önlemek bile, koca bir şehrin vicdanını korumak demek.
Bugün o rampada bunu bir kez daha hissettim.

Hoşça kal İstanbul.
Hoşça kal Türkiye.
































