Gürcü edebiyatı Düzce Üniversitesi kütüphanesinde yerini alıyor
Türkiye ile Gürcistan arasındaki tarihî ve kültürel ilişkiler, üniversiteler üzerinden yeni bir boyut kazanıyor. Gürcistan’ın Ankara Büyükelçisi Archil Kalandia’nın Düzce Üniversitesi’ne gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki kültürel iş birliğinin eğitim alanındaki önemli örneklerinden biri oldu.
21 Eylül 2026’da Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir ile bir araya gelen Büyükelçi Archil Kalandia, Gürcistan Dışişleri Bakanlığı ve Gürcistan Eğitim ve Bilim Bakanlığının destekleriyle üniversite kütüphanesine Gürcü edebiyatının önemli eserlerini kazandırdı.

Bağışlanan kitaplar arasında Gürcü klasiklerinin yanı sıra çağdaş Gürcü yazarların eserleri ve Türkçeye çevrilmiş Gürcü edebiyatı kitapları da bulunuyor. Üniversite bünyesinde ayrıca bir “Gürcü Köşesi” oluşturulması planlanıyor.
Bu girişim, yalnızca bir üniversite kütüphanesine kitap kazandırılması olarak değil, iki ülkenin birbirini kendi dili ve edebiyatı üzerinden daha yakından tanımasına yönelik kalıcı bir kültür köprüsü olarak da değerlendirilebilir.
Dil öğrenmek, birbirini tanımaktır
Düzce Üniversitesi Gürcü Dili ve Edebiyatı Bölümü, bu kültürel ilişkinin akademik ayağını oluşturuyor. Büyükelçi Kalandia, Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir’e bölümün çalışmalarına verdiği destek nedeniyle teşekkür ederken, bölümde görev yapan akademisyenlerin Türkiye’de Gürcü dilinin ve kültürünün tanıtılmasına sunduğu katkıya dikkat çekti.
Ziyaretin bir diğer önemli bölümünde ise Büyükelçi Kalandia, Gürcü Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencileri ve akademisyenleriyle bir araya geldi. Kalandia burada Türkiye–Gürcistan ilişkileri üzerine bir ders verdi.
Bu buluşmanın dikkat çekici tarafı, diplomatik ilişkilerin yalnızca devletler ve kurumlar arasında değil, öğrenciler, akademisyenler, kitaplar ve diller üzerinden de geleceğe taşınması.

Türkiye ile Gürcistan arasındaki ilişkilerin güçlü olduğu alanlardan biri kültür. Ancak kültürel ilişkilerin kalıcılığı, yalnızca etkinlikler ve karşılıklı ziyaretlerle değil, üniversitelerde açılan bölümler, yetişen öğrenciler, yapılan akademik çalışmalar ve kütüphanelerde yan yana duran kitaplarla mümkün oluyor.
Düzce Üniversitesi’nde oluşturulması planlanan “Gürcü Köşesi” de bu açıdan sembolik bir anlam taşıyor. Gürcü edebiyatının klasik ve çağdaş eserlerinin yanı sıra Türkçeye kazandırılmış Gürcü edebiyatının da aynı rafta yer alması, iki halkın birbirinin hikâyesine kendi dilinden ve karşı tarafın dilinden bakabilmesi açısından değerli.
Kültür diplomasisinin sessiz gücü
Türkiye ve Gürcistan arasındaki dostluğun geleceğinde kültür ve eğitimin daha fazla yer alması, ilişkilerin toplumsal tabanını da güçlendirebilir.
Çünkü diplomasi yalnızca büyükelçiliklerde değil; üniversitelerin sınıflarında, kütüphanelerinde ve öğrencilerin kurduğu ilişkilerde de şekilleniyor.
Düzce Üniversitesi’nde Gürcü Dili ve Edebiyatı alanında yürütülen çalışmalar ve Büyükelçiliğin bu çalışmalara verdiği destek, Türkiye–Gürcistan ilişkilerinin kültürel ve akademik boyutunun güçlendirilmesi açısından dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.
Gürcü Haber açısından asıl önemli olan da burada: Bir ülkenin kültürünü tanımak, onun halkını anlamanın en güçlü yollarından biri.
Türkiye ve Gürcistan arasında zaten güçlü olan dostluk ilişkilerinin, üniversiteler ve kültür üzerinden yeni kuşaklara aktarılması ise bu dostluğun geleceği açısından ayrı bir önem taşıyor.
GHA- ქართული ამბების სააგენტო
































