Pandemi günlerinde Ayhan’ın kahvesindeki dostlarımızı ve muhabbeti özledik. Burada adı geçenlerden kimisi maalesef aramızdan ayrıldı. Onlara Allah’tan rahmet, kalanlara sağlıklı günler diliyoruz.
Erdoğan GÜNEŞ / Hüseyin UYGUN
BİZİM KAHVE
Bizim mekânımız Ayhan’ın yeri.
Sohbet gırla gider, şakalar seri.
Patronu garsonu hepsi çenebaz
Müşteri onlardan daha ileri.
Arada sırada gerginlik olur.
Sınırı bellidir, bir yerde durur.
İkinci adrestir Ayhan’ın yeri
Kim kimi ararsa orada bulur.
Sessiz, ağırbaşlı Keleş Eroğlu.
Hayattan ders almış atadan soylu.
Yüzünden tebessüm hiç eksik olmaz
Sohbeti uzatmaz pek uzun boylu.
Avni Güneş, hoş sohbetin sahibi.
Camiyi aksatmaz, sever Tayyibi.
Muhabbet arası şiirler okur.
Yüze vurmaz, ima eder ayıbı.
Yaşayan Herodot, Bahattin Bekâr.
Bilgisi derindir, hem tarih kokar.
Gelmişi geçmişi anlatır durur.
Dinleyene kesin bir şeyler çıkar.
Yükseltirler Ormancının sesini.
Anlatır dağların hikâyesini.
Seyrek uğrar Aslan Cemal Beyazit.
Yanından ayırmaz girebisini.
Bizle batak oynar Yaşar Ağbimiz.
Her zaman saygılı ona sözümüz.
İçten kızar ama açığa vurmaz
Asa çakılınca bitli kozumuz.
Neşelidir Fikri Güneş’in sesi.
Şoförlerin yaşayan efsanesi.
Değişmeyen iki eski dostu var
Sigaranın serti, çayın demlisi.
Basri Özel her oyunu çok bilir.
Oyunlarda ölür ölür dirilir.
Herkes ondan yana görünür amma
Yenilince bütün kahve sevinir.
Yemede içmede üzmez insanı.
Oyunda tanıma Çerkez Hasan’ı.
Yaklaşma yanına yeniliyorsa.
Azarlar kahveye ayak basanı.
Hüseyin Öğretmen, sessizce ağır.
Gereksiz sözlere kulağı sağır.
Bazen oyunlarda sinirleniyor.
Kahve milletine benzedi zahir.
Dostlar arasında neşedir Muki.
Şakasız yapamaz Meshidze çünkü.
Ortalığa bir sessizlik çökmüşse
İkinci el yeniliyor bilin ki.
Avni Özel şaka yapar inceden.
Yutacağı avı seçer önceden.
Güler yüze, hoş sohbete kanmayın
Yakalanan kurtulamaz kancadan.
Yürür gider Şakir Bey’in havası.
İçi temiz, uzun sürmez kızması.
Ne eylesin bire batan kâğıda
Ne cüsse kar eder ne de parası.
Atilla Özel’in çoktur hüneri.
Dışa vurmaz içindedir cevheri.
Mülayim görünür, pusuda bekler
Çıkarır kınından paslı hançeri.
Resul Özel oyunların uzmanı.
Masada kimseye vermez amanı.
Gün olur onun da ayağı kayar
Gözden ateş çıkar, baştan dumanı.
Ata Usta ayrı kurar ekibi.
On üçlü sıfırda yoktur rakibi.
Çifte joker hemen eline geçer.
İnce Memet bırakınca takibi.
Şu Osman Yıldız’ın puşt bakışları.
Şansı yokken çatılıyor kaşları.
Sövmesi, gülmesi eksik olmuyor
Yenilince kemiriyor taşları.
Erdoğan’ın duyamazsın sesini.
Rakiplere ezberletir dersini.
Yenilince sessiz çıkar kahveden.
Deniz kıyısına atar kendini.
Kenan Beşik sever taş oynamayı.
Yenerken inceden kafa bulmayı.
Yenilince biraz rengi değişir.
Anlatır, yenilmiş kimden dolayı.
Köyden iner, bir heves Tahsin Bekâr.
Adamın dişini morfinsiz çeker.
Cin çarpmışa döner bazı zamanlar
Rüzgâr eken elbet fırtına biçer.
Apo batak sever, Şota sağdırır.
Alaş güne on beş oyun sığdırır.
Şah İsmail müftü unvanı almış.
Fikri Şendur sözle kurşun yağdırır.
Ekrem Güneş kaybettirir izini.
Muhtar atar muhabbetin tozunu.
Cenan Bekar Nihat ile baş başa.
Tombul söyler esirgemez sözünü.
İnce Dayı deriz Fahri Baycan’a.
Sesiz sakin gelir gider mekana.
Saygısı sevgisi yerli yerinde
Hevesi var, zamanı yok oyuna.
Muammer Özdemir kahvede joker.
Masa kurulunca anında çöker.
Ali Beşik ben ustayım dese de
Yaşar Tekin çaktırmadan can yakar.
Tufan İstanbul’dan Gedikpaşalı.
Keleş beşe batmış hala neşeli.
Laz Recep öterek okey fırlattı
Ekrem Gündüz, kim sayacak bu eli!
Ufuk oyunlarda hayli neşeli.
Palto uzun, şapka dokuz köşeli.
Bir el açamadı, bunalmış gibi
Necati’nin kol altına düşeli.
Basri Hocamızın sesi yükselmez.
Düzgün oynar hile hurdayı bilmez.
Öyle çaktırmadan takar çelmeyi
Yenilene Allah yarattı demez.
Cemal Beşik zabıtanın müdürü.
Cemal Er Batum’da işten ötürü.
Cemal Özen İstanbul’u titretrir.
Yiğitliği “Kirkila’nın” hatırı.
Anarşit Hasan’ın okey oyunu.
Ağırbaşlı, herkes sever huyunu.
Bazen tutuyorlar çapraz ateşe
Arkasından seyrederler boyunu.

























