ÇERKES MÜZİSYENLERLE SÖYLEŞİ: Perit Jan Aydemir
Bu söyleşi Gürcü Haber Portalı / ქართული ამბების პორტალი için yapılıyor. Amacımız Çerkes/Kafkas Müziği yapan arkadaşlarımızla tanışmak, sitemiz okurlarına müzisyenlerimizi ve yaptıkları çalışmaları aktarmak.
Gürcü Haber: Merhaba, önce sizi tanıyarak devam edelim: Nerelisiniz? Hangi okullarda okudunuz? Mesleğiniz nedir ve ne zamandan beri müzik yapıyorsunuz.
Perit Jan Aydemir: Merhabalar, Adığeyim. 1996 yılında Rusya’nın Kabardey-Balkar Özerk Cumhuriyetinin Nalçik kentinde doğdum, fakat aslen Düzceliyim. 1999 yılından beri İstanbul’da yaşıyorum. İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda freelancer tasarımcı olarak çalışıyorum. Yaklaşık 12 senedir müzikle uğraşıyorum. Akordeon ve Bas gitar ana enstrümanlarım fakat bunların dışında diğer otantik Kafkasya Enstrümanları ile de ilgileniyorum.
Gürcü Haber: Nerede yaşıyorsunuz? Çalıştığınız gruplar var mı ya da kendi grubunuz?
Perit Jan Aydemir: İstanbul’da, Kadıköy’de yaşıyorum. Yakın çevremin çoğu müzisyen arkadaşlarımdan oluşuyor ve uzun yıllardır bu insanlarla beraber Çerkesler ile alakalı etkinliklerde ve dernekler bünyesinde bulunan dans ekiplerine beraber çalıyoruz. Geçen sene Nalçik’te bulunan “Hatti” isimli müzik grubunda kısa bir dönem bulundum. Bunların dışında İstanbul Abhaz Kültür Derneği’nin Dans ve Müzik topluluğu Ridade’de müzisyenim.
Gürcü Haber: Bize biraz da proje ve yeni çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Perit Jan Aydemir: 2019 yılında, çalışmalarını Nalçik’te sürdüren ve Çerkes müziğine yeni bir yorum kazandırmış “Hatti” isimli grubun albüm kayıtları için doğduğum şehir olan Nalçik’e davet edildim. Henüz albüm hala tamamlanmamış durumda fakat bittiğinde oldukça renkli, eğlenceli ve Hatti bünyesinde yer alan diğer değerli müzisyenlerin etkisi sayesinde oldukça ufuk açıcı bir albüm olacağına eminim. 2017’den beri başta bahsettiğim yakın çevrem ve Kafkasya’dan tanıdığım müzisyenler ile Mart ayında Kalan müzikten “Лъэмыж Адыгэ – Абазэ Пшыналъэхэр (Köprü Adığe – Abaza Ezgileri)” isimli albümümüz çıkacaktı fakat araya giren pandemi sürecinden mütevellit çıkış tarihi ileri tarihlere ertelendi. 13 parçadan oluşan bu albüm; Adığece, Abhazca ve enstrümantal ezgilerden oluşuyor. Bunların haricinde üzerinde çalışmaya henüz başlamadığım fakat kafamda tasarlamaya başladığım yeni fikirler var.
Gürcü Haber: Türkiye’de müzik yapan Gürcü, Lazca, Çerkesce, Kürt vd. hemen herkes en az iki dilde müzik yapıyor. Müzik, evrensel sanatlardan. Sizi Çerkesce dışında müzik çalışmanız var mi?
Perit Jan Aydemir: Türkçe bir çalışmamız henüz yok. Müziği başladığımdan beri başta Adığegelerin ve diğer Kafkas halklarının şarkıları ve enstrümental ezgileri üzerine yoğunlaştım. Dolayısıyla şu ana kadar yaptığımız bütün çalışmalar Kafkas dillerinde yapıldı. Kaybolma tehlikesi altında olan dillerimizi cazibeli hale getirilmeye çalıştığımızdan ötürü bundan sonraki çalışmalarımızın da başta Kafkas dillerinde olacağını öngörüyorum.
Gürcü Haber: Bizim burada sorularımız bitiyor ama bu söyleşinin bir özelliği de son soruyu konuklarımıza bırakmamız! Burada son soruyu bizim yerimize siz soruyor ve yanıtını da dilediğiniz gibi siz veriyorsunuz.
Perit Jan Aydemir: Etnik bir müzik türü nasıl yaşatılır?
Perit Jan Aydemir: Öncelikle modern müziklerden insanın kendini koparmadan; ait olduğunu veya ilgi duyduğu kültürün, bu günden önce tarihte kendine nasıl bir yol açtığını, bu yolda hangi engelleri aşıp aşamadığını, tarihte yaşanan belirli kırılma noktalarında halkın ve ezgilerinin bu kırılmaya nasıl tepki verdiğini ve müziğin gerek karakter gerek armonik olarak mevcut sınırlarını dinleyerek ve çalarak keşfetmek gerektiğine inanıyorum. Bu uzun süren gözlem süresince zaten halk müziğini işlemek, üretmek isteyen birinin mevcut literatür içerisinde hem neler yapabileceğini, hem o halkın sınırlarını hem de böyle bir iş için gereken ilhamı keşfedeceğine inanıyorum.
Gürcü Haber: Biz zaman ayırdığınız için teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.

Ben teşekkür ederim.Emeğinize sağlık.
































