Yeşil Direniş Ekoloji ve Yaşam Gazetesi‘inde İsmail Akyıldız, Hasibe Özkan ile geniş bir söyleşi yapıtı. Gürcü Haber olarak kendilerini tebrik ediyor ve yine kendilerinin de bilgisi içinde bu söyleşiyi olduğu veriyoruz!
Kendinizi kısaca tanıtabilir misiniz? Bugüne kadar hangi yeşil/ekoloji hareketlerinin parçası oldunuz?
1960 yılında Türkiye’nin ilk ve tek BİOSFER REZERV ALANI MACAHEL’DE dünyaya merhaba dedim. Macahel, Artvin Borçka İlçesine bağlı altı köyden oluşan, Gürcistan sınırında cennet gibi bir vadi. İnsanları, doğa ile uyumlu yaşamaları ve doğalarını korumakla örnek bilinirler. 1974 yılından bu güne İstanbul’da ikamet etmekteyim. Mesleğim Moda/ Tasarım. Uzun yıllar tekstil işi yaptım. 25 yıldır bir çok STK kurumlarında yöneticilik yaptım ve yapıyorum. Ayrıca, İstanbul Artvin Çevre Platformu ve Türkiye geneli kurulmuş olan Artvin Çevre Platformu Üyesiyim. 12 yıl Macahel Vakfı, 6 yıl İstanbul Artvin Dernekler Federasyonu, 6 yıl Çoruh Vadisi Borçkalılar Derneği, Doğa Derneği, Gürcü Kültür Merkezi Derneği gibi kurumlarda yönetimlerde bulundum. Çoruh Vadisi Borçkalılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı olarak devam ediyorum.
Yeşil/Ekoloji hareketinin tarihsel birikimi hakkındaki görüşlerinizi merak ediyoruz? Böyle bir birikimden söz edebilir miyiz? Eğer yanıtınız evet ise bugüne kadar genel bir değerlendirme yapmanız mümkün mü?
Yeşil / Ekoloji hareketinin tarih boyunca elbette ki bu tür uygulamaları ve birikimleri var. İnsanlık tarihinde doğa koruma hep vardı. Köylerden örnek verecek olursak, herkes ormanlarını korur, kendi ihtiyaçları için doğaya zarar vermeyecek şekilde uygun kesim yaparlardı. Doğa korunmadığı müddetçe felaketlerin geleceğini bilirlerdi. Son yıllarda doğa maddi kaynak gibi görülmeye başlandı. Ne zaman doğa kıyımı başladı her türlü felaketler çoğaldı. Dünya da ekonomik kalkınma adı altında inanılmaz doğa katliamı yapılmakta ve doğal kaynaklar elimizden alınıyor yok ediliyor. Son yıllarda toplumun her kesimi doğaya daha duyarlı ve doğa katliamına karşı çıkıyor, yaşamsal haklarını savunuyorlar. Cop ve biber gazı yemelerine rağmen mücadelelerinden asla vazgeçmiyorlar. Yıllardır verilen bu mücadeleye rağmen, yeşil alanlarımız, ormanlarımız, sularımız hakkındaki sorunlar bitmek bilmiyor, talanın sonu gelmiyor. Korumaya yönelik Ekolojik tepki ve mücadele ile bir çok proje mahkemelere taşındı, bir kaç davadan güzel sonuçlar alındı. Türkiye’nin her köşesinde yürütülen çalışmalar var. HES’ler, Taş Ocakları, Maden Projeleri, Nükleer Santralleri, Yeşil Yol, Barajlar ve benzer talan projeleri. Bu projeleri durdurmak için çalışmalar devam etmekte. Güç birliği amacı ile kurulan Dernekler, Platformlar ve Sivil İnsiyatifler tarafından hukukla, bilimsel çalışmalarla yürütülmektedir. Mücadele yerel halkla ortaklaştırılarak, bilgilendirme toplantıları yapılarak ilerliyor. Dileğimiz, yürütülen çalışmalar sonucu güzel haberler almak.

Koronovirüs salgını ekoloji hareketinin dönüşümü ve gelişimi bakımından olumlu ya da olumsuz bir rol oynamakta mıdır/ oynar mı? Salgının hareketin güçlenmesi için yeni olanaklar doğurdu ise bunlar nelerdir? İçinde bulundugumuz koşulların avantaj ve dezavantajlari nelerdir?
Koronavirüs salgını bize doğanın nefes almamız için en büyük nimet olduğunu, tarımsal ürünlerin, bitki çeşitliliğin, tıbbın kullandığı bir çok ilacın hammaddesinin doğadan geldiğini, yeşil alanlarımızın, ormanlarımızın elimizdeki en değerli varlıklar olduğunu hatırlattı. Pandemi döneminde hızlıca artan onca ihaleler bize değil, yine karşı tarafa avantaj sağladı. Her türlü doğa kıyımı ve talan hızlıca artmış bir durumda devam ediyor. Çevre gönüllüleri bir araya gelememenin sıkıntılarını yaşasa da, Ekoloji hareketinin sosyal medya üzerinden güçlendiğine şahit olmak güzel bir gerçek. Bu süreçte çalışmalar ve iletişim sosyal medya üzerinden devam etse de katılım konusunda biraz sıkıntılar yaşamaktayız. “Artvin Çevre Platformu” olarak toplantılarımızı sosyal medya üzerinden düzenli olarak yapmaktayız.
Ekoloji hareketinin bundan sonra nasıl bir yönelimi olacaktır/olmalıdır? Ne yapmalıyız? Ne yapmamalıyız?
Ekonomik kriz ülkemizi uçurumun kenarına getirmiş, hayatı son derece zorlaştırdı. Dünya aynı sıkıntıyı yaşıyor. Bu durum ekolojik mücadelesini de etkilemiş olup çalışmaları zorlaştırmıştır. Doğal kaynaklarımız satılıyor, orman kıyımları hızla devam ediyor. İklim değişikliğine, kuraklığa, suların kurumasına, bitki çeşitliliğin yok olmasına sebep olan devasa barajlar yapılıyor. Önemli ekolojik sorunlarından biri de orman yangınları. Orman yangınları ile orman kırımında son yıllarda hızla artış görülmekte. Ormanı gençleştirme adı altında inanılmaz bir ağaç kesimi var. Ekosistem yok edilmekte, bu içler acısı bir durum.
Ekoloji hareketinin bundan sonra nasıl bir yönelimi olacaktır/olmalıdır? Ne yapmalıyız? Ne yapmamalıyız?
Ekoloji hareketinin daha güçlü olabilmesi için kurulmuş olan, Dernekler, Platform ve Sivil İnsiyatifler, yurttaşlarımızla birlikte hareket ederek, iletişim ağını genişleterek dayanışmayı sağlamak, mücadeleyi birlikte yürütmek. Bölgeye ekonomik girdi sağlayacak projeler üreterek, doğayı koruma çalışmaları yapılmalı; kooperatifçilik, turizm projeleri vs. Her bölgede farklı doğal kaynaklarımız var, bu kaynakları doğal şartlara uygun projelerle kazanmak ve değerlendirmek. Dernekler, Federasyonlar, Platformlar arasındaki koordinasyonu ve iletişim ağını geliştirmek birlikte hareket etmek.
Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Eklemek istediğim, en önemli gördüğüm konu, çevre ve doğa sevgisini büyükten küçüğe herkese aşılamak. Hatta okullarda ders olarak konulmalı. Ekolojik yıkımların getireceği zararlar sık sık panellerle halkımıza anlatılmalı bilgi verilmeli. Gönül ister ki doğanın katledilmediği, çiçeklerin böceklerin özgürce yaşadığı, derelerin gürül gürül aktığı, rüzgarda dans eden yeşilliklerin olduğu bir dünyada hep beraber yaşayalım…

Bulunduğum Yeşil / Ekoloji Hareketler.
1- Büyük Anadolu Yürüyüşü
2- Macahel’deki HES projelerin iptali ile ilgili çalışmalar.
3- Türkiye Su Meclisi Çalışmaları,
4- Anadolu’yu Vermeyeceğiz,
5- Meclis Önünde Basın açıklaması,
6- Cerattepe Yürüyüşleri ve Basın Açıklamaları,
7- En Büyük Çevre Davası’na katılım, ( Rize İdare Mahkemesi)
8- Kafkasör Cerattepe Buluşması,
9- Bilirkişi Artvin Halkıdır Basın Açıklaması,
10- Kazdağları’na Destek Basın Açıklaması.
Ayrıca, Çevre ve Doğa ile ilgili yapılan bir çok basın açıklaması ve çalışmaların içinde bulundum / bulunmaktayım.
Söyleşi: İsmail Akyıldız / 6 Ekim 2020 / Yeşil Direniş – Ekoloji ve Yaşam Gazetesi





























