“bu kitap işini yarım bırakmayın, tamamlayın” Ramaz Surmanidze


Kevser Ruhi: Aylardır üzerinde çalıştığımız “Emrula” isimli roman nihayet yayımlandı! Romanın çevirisini Rıdvan Atan yaptı. Türkçe ve Gürcüce iki dilde karşılaştırmalı redaksiyon işini de ben üstlendim. Çeviri ve redaksiyon çalışmalarını bitirdiğimiz günlerde kitabın yazarı Ramaz Surmanidze’yi kaybettik. Hasta yatağında Rıdvan’a söylediği “bu kitap işini yarım bırakmayın, tamamlayın” sözü bir vasiyet oldu adeta. Kitap neredeyse hazırdı ama yazarın vefatından sonra bazı yasal formalitelerin yerine getirilmesi, basımını bugünlere kadar geciktirdi.
Kapak fotoğrafındaki dipçik gibi delikanlı Emrula’nın ta kendisidir. Kapak düzenlemesi dünyaca ünlü çizerimiz Selçuk Demirel’e ait. Demirel’in Macahel’deki köklerine çok değerli, nostaljik bir merhabadır Emrula kitabının kapağı, bizim için de büyük bir onur… “Emrula’’ isimli bu roman, tarihte var olmuş gerçek bir kişinin, bir halk kahramanı “eşkıyanın” yaşamını ele alıyor, ama bu kitap aynı zamanda Güney Gürcistan’ın kısa bir tarihidir. Çünkü içinde, Acara-Şavşat’taki Osmanlı egemenliğinin son yılları, bu yörenin özgürleştirilmesi ve Ruslar tarafından sömürgeleştirilmesinin ilk dönemleri anlatılmaktadır.
Emrula, dönemin iki büyük imparatorluğu, Osmanlı ve Rus imparatorlukları arasında hudutların kesin çizgilerle belli olmadığı bir zaman diliminde yaşamış bir halk kahramanı. Emrula, Macahel vadisinde Eprati (Efeler) köyünde doğmuş. Kır Serdarı olan babası Kibarağa’nın İmerhevi’ye gitmesi nedeniyle Diobani’de büyümüş. İmerhevili Emrula olarak tanınmış. Babasının halka eziyetine tanık olunca isyan edip dağa çıkmış. Birbirine inanan ve güvenen 40 kişilik sağlam bir ekip oluşturarak zenginden alıp fakire verme, mazlumu koruyup zalimi cezalandırma temelinde eylemlerde bulunan bir halk kahramanı haline gelmiş. Emrula ve adamları bazen Yukarı-Acara’da, bazen Artvin’de, bazen Macahel ve Borçka-Nigali’de görünürler, halka eziyet edenleri cezalandırır, zalimlere hayatı zindan ederlermiş.
Mesleği demircilik olan halk kahramanı Emrula Malakmadze aynı zamanda silah yapım ustası olarak biliniyormuş. Yaptığı Macahela tüfeğinin mermisi nereye düşse tanınır, bilinirmiş…
Bu kitap Emrula’yı gören gazetecilerin ve savaş muhabirlerinin yazdıklarına, sözel olarak aktarılan olaylara, söylencelere ve Emrula’nın varislerinin hatıralarına dayanmaktadır.
































