Birol Üstündağ: Herkes edebiyat, sanat, siyaset ve kültürden bahsediyor. Ama kullanılan göndermeler genellikle Batı ve Rus edebiyatına ait.
Tolstoy, Dostoyevski, Lenin,Victor Hugo,Emile Zola ve daha binlerce aydını okuyup anlamaya çalışırken kendimizi unutmuşuz.
Yaşar Kemal, Kemal Tahir,Orhan Kemal, Nazım Hikmet, Hikmet Kıvılcımlı ,Mehmet Ali Aybar gibi yazarlar, başta Atatürk olmak üzere bu coğrafyayı iyi bilen,anlatan yazar, çizer, aydınlar…
Biz yıllardır Batı ve Rus-Sovyet tarihini okuduk. Ortalama bir Rus vatandaşının bilmediği kendi tarihini sosyalizm diye özenle öğrendik. Bu arada kendi tarihimizi öğrenmedik veya çok az öğrendik.
Oysa değiştirmek istediğimiz ülke burası, modern demokrasiyi yaşamak istiyoruz. Bu nasıl olacak?Troçki ve Lenin ‘in düşünceleriyle kendi ülkemizi nasıl anlayabiliriz.
Rus ruhu deyince normal konuşan bizler, biri Türk ruhu deyince ürperiyor. Oysa vardır Türk ruhu ve bu davranışlarımıza yansıyor.
Bozkırın tezenesi,Alucra ‘nın küskün çiçeği,Cemil Meriç, Tanpınar, Türk ruhunun kendisidir.
Aslında Türkler yönünü batıya çevirmiş bir halktır. Geriye bakmamıştır. İçine girdiği toplumlarla ilişki kurabilmistir.Binlerce yıllık tarihi üzerinde geliştirdiği kültürü bozan şey Emevi yorumudur.Bu yorumTürk toplumunu ikiye bölmüştür. Maalesef Emevi geleneği bizdeki olumlu gelişmeleri geri düşürmüştür. Bu kültürden etkilenmeyen Türkler ise gelişime açık yanlarını hiç yitirmediler.Dikkat edersek,Alevi toplumu ve Cumhuriyet rejimi ülkemizin güvencesidir. Aynı biçimde Kürt toplumunun doğudaki bizden bile eski geçmişiyle geliştirdiği kültür de güvencedir .
Örneğin Mehmet Uzun yazdığı romanlarda geçmiş tarihlerini anlatırken gelecek için modern bir toplum ihtiyacı olduğunu satır aralarında ifade eder.
Her toplumda çatışmalar, istenmeyen olaylar olur. Bizde de oldu. Tarihimiz acı olaylarla doludur. Kimileri bunu reddetse de sözü edilen herşey yaşanmıştır. Şimdi önemli olan bunlardan ders alıp iyi bir geleceği kurmaktır. Bu anlamda barışı savunmaktan başka bir yol yoktur.
Bütün otoriter eğilimlerden uzak durmak lazım. Tabii yabancı felsefecileri, yazarları bileceğiz ama kendi tarihimizi iyi öğrenip, kendi yazarlarımızı,metinlerimizi, şiir ve romanlarımızı okumamız, sindirmemiz gerekir.
Tolstoy ‘u Tolstoy yapan kendi toplumunu tanımasıdır. Nazım ‘ ı da Nazım yapan bu ülkedir. Örneğin Vedat Türkali ‘yi, Latife Tekin’i iyi tanımak sosyalizmi anlamaya çalışmak anlamına gelir.
Said Nursi, Şeyh Said iyi anlaşılmalı,onlar da o yıllarda kendi toplumunun ruhunun yansıtıcılarıdır. Neden yoksul halk sağcı politikacılara oy verir, neden sol bu kadar devlet merkezli yaşar ve politik düşünceler taşırken, sağ sivil toplum gibi olur. Bunları iyi düşünmek lazım.
Yani kendi tarihimizi iyi bilmemiz gerekir.






















