Eyup Uzun : Ünlü şair Behçet Kemal Çağlar’ın yolu bir gün Artvin’e düşer. Tarih 1930’lu yılların sonudur. Çağlar, Artvin’den geçerken yakın dostu Ardanuçlu Aşık Efkari’yi görmeden gidemez. Ardahan’dan gelirken Sahara’nın Şavşat’a bakan yamaçlarını görünce Artvin’i anlatan şiiri kaleme alır..
ARTVİN’İN DESTANI
Yol ver… yoldan çekil Ardahan
Aşık vara yoğa kıyıp geliyor
Ömer Kerem olmuş Çoruh Aslıhan
Burdan geçer diye duyup geliyor.
Söz geçirmiş topraklara taşlara
Dönmüş kanat açıp uçan kuşlara
Gökyüzünden bakıp Ardanuç’lara
Döne döne yola uyup geliyor.
Tufanı mı, Nuhu mu kimi var
Her dumanlı dağda bir hoş gemi var
Hangi ilin böyle yalnız çamı var
Karanlık meşeyi oyup geliyor.
Burda imiş arazinin azlığı
Toprak fethini gör takta gözlüğü
Bir karışta bulsa dağda düzlüğü
Artvinli tarla sayıp geliyor.
Dokuz yüz otuz beş Bir Temmuz günü
Gelmiş meyvesinden yemiş İnönü
Türkiye güzeli demiş İnönü
Herkes de bu adı koyup geliyor.
Kokla gönül Artvin’in gülünden
Şavşat’tan Borçka’dan Yusufeli’nden
Git Hopa’da anla deniz dilinden
Bak Çoruh namını yayıp geliyor.
Karanlık meşede yalnız çam gören
Tahta kiremitten örtük dam gören
Kirazı tepede demin ham gören
Derede şeftali soyup geliyor.
Altta Çoruh suyu deli-horonda
Artvin denilen yeşil balkonda
Göğe komşu olan alın en sonda
Rabbin dudağına deyip geliyor.
Kirazmış, elmaymış, narmış, erikmiş
Üstüste üstüste köşkler birikmiş
Gökte iken temelleri çürükmüş
Cennet yere doğru kayıp geliyor.





























