Beni de budamışlardı

Veysel Çolak: Yedi saattir mutfakta, Vincent van Gogh’un kapı arkasındaki sandalyesinde oturuyorum sanki. Issızım. Ev bomboş. Anılar da çekip gitmiş.
insanlar ne kadar yapay. İstemeden düşünüyorum: Beni terk edenlerin çevre oluşturma çabaları tuhaf geliyor bana. Yadırgıyorum, suyu çölle değiştirmekten başka bir şey değil yaptıkları.
Saat 11.00. Motorlu testere sesi saldırıyor dalgınlığıma. Ürküyorum. Hemen balkona fırlıyorum. Boyu otuz metreyi geçen ağacı budadıklarını görüyorum. Benim umut ağacımdı o. Sıcak havalarda kuşlar gelir, yaprakları arasında dinlenir, sonra da onlar için balkona koyduğum buğdayları yemek üzere bana uğrarlardı. Vincent van Gogh ‘ın sözünü ettiği “Son Kuşlar”dı onlar.

Bakamadım daha fazla. İçeriye girdim. Ağacımın neler hissettiğini düşündüm. Benden bir farkı yoktu ki o ağacın. Kollarım, duygularım, yaşama sevincim, sevgim budandığında ne hissettiysem o da onları hissetmiştir.
Bir kez daha hoş geldin hüzün.
Kitaplığa koşup şiir kitaplarımı aldım. Şiirlerimde uçuşup duran kuşlar olurdu. Ne zaman okusam kanat seslerini duyardım onların. Bu kez öyle olmadı. Hepsi şiirlerimden uçup gitmiş.
23 Aralık 2022, Cuma, saat 04.04





























