ÖZNUR KALANDER’İN
İZMİR 6. ULUSLARARASI MİZAH FESTİVALİ’NE
BAKIŞI ÜZERİNE
Turgut Çeviker: Bu yıl İzmir 6. Uluslararası Mizah Festivali (-26 Aralık 2022) mizahın çeşitli dallarında birçok etkinlikler yapıldı. Sergiler, filmler, tek kişilik söyleşiler, açıkoturumlar. Etkinlikler, Ahmet Adnan Saygun Kültür Merkezi, APİKAM, İzmir Sanat, Fransız Kültür Merkezi’inde gerçekleştirildi.
İzmirli karikatürcülerin –birkaçı dışında– festivali protesto etti. Nedeni, festival etkinlikleri için İzmirli karikatürcülere görev verilmiyormuş. Bu durum önceki yıllarda da böyleydi. Bu tavır doğru değil; bir kentte çeşitli festivaller düzenlenir. Yöneticiler, festivalin “yerel” yanına ağırlık verebilir mi? Festival, “uluslararası” olmasa bile, festivalin etkinliklerine katılım Türkiye’de bu ilgi alanına ilişkin çalışmalar yapmış olan yazar, düşünür, sanat-kültür insanlarından seçilir.
İstanbul’da bir “Mizah Festivali” yapılsa, yöneticiler İstanbullu mizahçıların peşinden mi koşacak? Elbet İstanbul’da yaşayan birçok mizahçıyı, mizah kültürü üzerine çalışan kişileri devreye sokacaklardır.
Karikatürcüler Derneği’nin İzmir Bürosu fazla alınganlık gösteriyor. Böyle bir festivali desteklemek varken, yokmuş gibi davranıyorlar. Bu tutuma katılmıyorum.
24 Aralık 2022’de “Favebook”ta karikatürcü Öznur Kalander’in mizah festivalini eleştiren bir görseli yayımlandı. Şöyle diyor Kalander:
“Bu ülkenin tüm mizahçı ve karikatüristlerine soruyorum,
1- böyle bir Mizah Festivali olduğundan kaçınızın haberi oldu?..
2- Aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz kişilerden hangisi Mizah Dünyasından tanıyorsunuz?..
3- Yeni bir Mizah Dünyası kuruldu da bizim mi haberimiz yok?..”
(Yazım hatalarına dokunmadım.)
Bu üç soruyu yanıtlamam gerekiyor. Böyle haksız savlar ileri sürmek çok kırıcı.
1) Festivaller yapılırken çok insana ulaşsın istenir. Ancak, popüler kültür ikonları varsa kadroda onlar sayesinde izleme oranı artar. Bu festivali yapan kurumun tanıtıma verdiği önemle de ilişkili. İzmir’de afişler asılıyor, sosyal medya festival etkinliklerinin görselleri paylaşılıyor. Ayrıca herkesin haber olması gerekmiyor. Kim meraklıysa o zaten ilgileniyor ve izlemeye çalışıyor.
2) Görseldeki kişiler: Tiyatro eleştirmeni ve çevirmen Seçkin Selvi, karikatür tarihçisi, karikatür eleştirmeni ve kitap editörü Turgut Çeviker, denemeci ve eleştirmen Zeki Coşkun, yazar ve yayıncı (moderatör) Raşit Çavaş.
Mizah kültürü üzerine yapılacak bir açık oturuma davet edilen aydınların kitleler tarafından tanınması gerekmiyor. Herkes tarafından tanınmak için neler yapmak gerekiyor bunu aşağı yukarı insanlar biliyor!
3) Yeni bir mizah dünyası kurulmadı; ancak eskiye göre mizah kültürü konusunda yeni ve beklenmedik kültürel etkinlikler, kitaplar yayımlanıyor.
Öznur Kalander, bir mizah festivalinde görev alan kişilerin kitleler tarafından tanınmasını istiyor. Tanınmıyorsa, orada “iş yok” demeye getiriyor. Bu kadar ağır sözü yuvarlayan Kalander, kitleler tarafından tanınıyor mu? Bu tür sorular doğru değildir! Önemli olan insanların çalıştıkları işi iyi yapmaları ve onu gerektiğinde paylaşmalarıdır.
Öznur Kalander, bu üç soruyla hem festival katılımcılarını hem de festival yöneticilerine haksızlık yapıyor. Oysa karikatür, haksızlıklara karşı mücadele veren bir ilgi alanıdır.
24 Aralık 2022’de “Facebook”ta yayımladığı açıklamada Kalander şöyle diyor: “Hatta İzmirli karikatürist Mustafa Yıldızı aradım, yok abi hiçbirimizin haberi yok dedi. tam bir skandal, bu festivali düzenleyen Yönetmen Vecdi Sayar’ı aradım, adamla yazıştık… tam bir bilgisizlik ve aymazlık örneği” (Yazım hatalarına dokunmadım.)
• Ya Yıldız ya da Kalander doğruyu söylemiyor; çünkü Mustafa Yıldız festivalin açılışında Ahmet Adnan Saygun Kültür Merkezi’ndeydi.
• Vecdi Sayar’a gelince; 1970’lerden başlayarak tiyatro ve sinema alanında yazarlık, sahne tasarımı, Türk Sinematek Derneği Başkanlığı, İKSV’nin İstanbul Sinema Festivali’nin dünya sineması seçmeleri konusunda yıllarca sorumluluk aldı ve sonra birçok festival düzenledi. En son çalışmaları İzmir Belediyesi’yle gerçekleşiyor: Sinema ve mizah festivalleri.
– Belli ki, kültür hayatını yakından izlememiş (anlaşılıyor ki izlemiyor) Kalander, onun bilmediğini kimsenin bilmediğini sanıyor.
– Öznur Kalander, bu festivale davet edilseydi acaba yukarıdaki üç soruyu içeren görseli “Facebook”ta paylaşır mıydı?



























