Artvin’i “düşman işgalinden” kurtarmak…

Sizler, Beni düşman işgalinden kurtarmadan epey bir zaman önce; bir yanımı Karadenizin serin sularına, diğer yanımı Kafkasların eteklerinde yaslayıp, o zaman daha kâbe inşa edilmediği için güneybatıdan esen rüzgara “kıbleden geliyor” demeyi bilmez ve öylesine kendi halimde yaşardım.
Sizler, Beni düşman işgalinden kurtarmadan epey bir zaman önce; ormanlarım muhteşem bir güzellikle, içinde yaşayanları besler-korur ve derelerim-nehirlerim özgür akardı.
Sizler, Beni düşman işgalinden kurtarmadan epey bir zaman önce; bu bereketli topraklar üzerinde yaşayan her canlı (insanı, hayvanı, bitkisi ile) kendi doğasına uygun doğar, yaşar ve ölürdü.
Birkaç milyon yılımı bu mutlulukla yaşadım. Nuhun gemisi tasasız bebek haliyle az ötemde uyumaya başladığında, Havva ananın salladığı beşiğin bir ayağı benim oralarda bir yerdeydi.
Güneşi, yıldızları, tufanı, ateşi, suyu ve havayı, “tanrı” bildiğim zamanlarım oldu. Gökgürültüsü ve şimşekler beni çok korkuttu. Korktuğum için tanrı bildim onları. Ama ardından yağmur yağınca, mutlu oldum ve susuz yaşayamayacağımı anladım. Doğaya saygı duydum. Doğada bana saygı duydu. Birlikte çok mutluyduk. Yaşadık gittik işte dertsiz, tasasız. Dert olmayınca dermana da gerek olmadı. Derman zaten bendim…

Sonra sırayla gelmeye başladınız üzerime. “Burası benim” diye sahip çıktınız. İşgal ettiniz. Sonra başka biri geldi seni öldürdü. Beni işgal etti. Evini, ocağını talan etti. Paramparça ettiler ektiğin, diktiğin, beslediğin ne varsa. Kendilerine göre yeni bir hayat kurdular ve onlar da “burası benim” dedi.
“Burası benim” diyenlerin, İşgal edenlerin sayısını, ne zaman gelip, ne zaman gittiklerini şimdilerde pek bilemiyor üzerimde yaşayanlar. Karışık bilgileri var birçoğunun.
Herkes kendine göre bir tarih yazmaya çalışıyor. Herkes “buranın ilk ve gerçek sahibi benim” diye yazıyor. Uzaktan bakıp gülüyorum şimdi hepsine. Hoyratça savurdular bütün servetimi. Yoruldum, çok yoruldum bu işgallerden….
Roması, Bizansı, Pontusu, Çarlığı, Osmanlısı, Cumhuriyeti hepsi “benimdir” dedi ayrı çağlarda….
Gürcüleri, Ermenileri, Hemşinleri, Lazları, Poşaları, Pallikleri, Arapları, Azerileri, Iranlıları, Türkleri; “benimdir” dedi ayrı çağlarda….
Hurriler, Hititler, Urartular, İskitler’de şöyle kıyımdan köşemden gelip geçtiler. Hazarlar, Emeviler, Bagratlar, Abbasiler, Safeviler, Selçuklular, Saltukoğulları, İldenizoğlu Atabeyliği, Çıldır Atabeyliği….. Adı sanı unutulmuş daha niceleri, hem kendi kanlarını akıttılar ve hem de toprağımı kan kokusuna doyurdular…
Tanrısızlıktan başlayıp, çok tanrılısını da gördüm tek tanrılısını da…Şaman’da oldum, İsevi’de. Hristiyan, Musevi, Yahudi ve Müslüman olanlarmın mezheplere bölünmüşleriyle de epey zaman geçirdim-geçiriyorum….
Artık beni “işgalden kurtarmayın” ve ne olur artık “işgal etmeyin”….
Yoruldum, Sizler de yoruldunuz…
Soluk alın, durun biraz….
Sizler beni düşman işgalinden kurtarırken, dörtnala giden atlarınızın, güçlü ve kocaman ayak tırnaklarına çakılı demir nallar parçalamıştı; ekim ayından beri toprak altında kalıp, karların baharla beraber erimesinden sonra, daha bir karış olmamış buğday filizlerimi….
Sizler beni düşman işgalinden kurtarırken, abrilin beşini yeni geçmiş, daha hıdrellez demeden önce, cemrelere dönmüştü yüzüm ki; yalın kılıçların parlayan gölgelerinde, ingiliz üçlüsü, rus beşlisi, alman mavzerlerinin alev saçan cayırtıları ile kanattınız gencecik bedenimi ….
Sizler beni düşman işgalinden kurtarırken, parlak gümüş rengi hamsilerin karadenizini bile boşaltsanız üzerime, söndürülemez bir yangın bırakmıştınız arkanızda…
Sizler beni düşman işgalinden kurtarırken, toprağıma bir başkasının toprağı karışmamış, suyuma bir başka su akmamış, güneşim gölgelenmemiş, geceleri gökyüzündeki yıldızların, ayın şavkı sönmemişti….
Sizler beni düşman işgalinden kurtarırken, daha mutlu olacağımı mı düşünüyordunuz…
Sizden önce kurtaranlar da öyle demişti, ondan öncekiler de….
daha mutlu olacaktım…
Artık beni “işgalden kurtarmayın” ve ne olur artık “işgal etmeyin”….
Yoruldum, Sizler de yoruldunuz…
Soluk alın, durun biraz….





























