Modern şiirde, şiir sayısı kadar biçim tanımı vardır
Modern şiir öncesi yazılan şiirlerin biçimi tanımlanmıştı. Sone, Terza-rima,
Triyole, Balad dendiğinda kaç dizeden oluştukları, uyak düzenleri, birimleri (kıtaları), konuları tanımlanmış, kural olarak belirlenmişti. Haiku, Ringa için de öyle. Türk edebiyatında Halk şiirlerinin, Divan şiirlerinin tümünün biçimleri de tanımlanmıştır. Şairler o şiir biçimlerini kusursuz kullandıkları oranda başarılı sayılagelmiştir.
Modern şiirde böyle değil. Her şiir biçimini beraberinde getirir. Bu, şairin her şiirinde biçim anlayışını geliştirip yenileyebileceği anlamına da gelebilir. Yadırgatıcı olmamalı bu. Şairlerin biçim bakımından birbirine hiç benzemeyen şiirler yazması, modern şiirin şaire sunduğu bir özgürlük sonucudur. Böyle olduğu için deneyimlenen hiçbir bir biçim yadsınamaz, yadsınmamalı. Şair şiirini istediği biçimde yazabilir. Bu benimsenir veya benimsenmez; ama şairin biçimsel aranışları şiirin gelişimini besler, anlatım zenginliği sağlar.
Yazılan bir şiirin, öncesinde yazılan hiçbir şiire benzememesi, yok sayılmasının nedeni olamaz. Hiç kimseye öyle şiir olmaz, deme hakkını vermez. Denediği biçim, öncelikle şairini ilgilendirir; bunu kabul ettirir ya da ettiremez. Bu onun sorunudur; ama şu söylenebilir: Biçimi kabul ettirilemeyen şiirin insanla buluşması olanaksızdır. Her halde şair de bunun bilince olarak biçimler şiirini. Göze aldıkları oranında biçim kırıcı ve biçim yapıcı olur.
Bilinen biçimlerin yinelenmesı değilse, modern her şiir yani bir biçim önerisidir; yeni bir biçim tanımını beraberinde getirir.
27 Nisan 2023, Perşembe, saat 04.11

































