Ağaçlar candır…
Trabzon’da yaşarken denizle iç içeydim. Denizle büyümek güzel bir duyguydu. Gerçi şimdi Trabzon’a gittiğimde denize ulaşabilmek için oldukça çaba göstermem gerekiyor. Zira her taraf yol, köprü, tünel doldurulmuş, denize inmeye üşeniyor insan. Daha önceleri sık sık yazdım: Trabzon artık deniz kenti değil, deniz gören kent durumuna gelmiş.
Almanya’da denize uzak yaşıyorum. Zaman zaman nehir ve göl kıyılarına kendimi atarak biraz olsun teselli arıyorum, ancak denizin tadının yanından bile geçmiyorlar.
Almanya’da hayatıma ormanlar girdi. Ormanlar, parklar, ağaçlar. Trabzon’da da orman bol, ancak merkezden uzakta, yukarılarda. Şehir tümüyle beton yığınına dönüştüğü için tek tük ağaç bile göremiyor insan merkezde.
Bugün işten sonra eve geldiğimde biraz uzanayım dedim. Almanya’da birkaç gündür boğucu sıcaklar var. Evde duramadım. İçi fırın gibi. Kendimi hemen dışarı attım ve hemen her gün yürüyüş yaptığım şehir parkına gittim akşam üzeri. Parktaki ısı hemen yanıbaşındaki binalarla çevrili şehir merkezine göre en az 7-8 derece daha düşük. Hissedilen belki daha da düşük. Her zamanki gibi ayakkabılarımı, çoraplarımı, üzerimdeki tişörtü çıkarıp çimenlere uzandım. Ayaklarım çimenlere değince anında rahatladım. Vücudumu çimenlerin üzerine, serin rüzgâra bıraktım, nefes almaya başladım. Oysa yüz metre aşağısı fırın gibi. Sıcaklık şehir içinde gölleniyor. Binalar, yollar ısıyı uzun süre tutuyor ve rüzgâr da yoksa hava çok boğucu oluyor.
Ormanları, parkları ve ağaçları çok seviyorum. Hem psikolojik olarak rahatlıyorum, hem yürüyüş yapıp nefesimi ve bacaklarımı açıyorum, hem doğal bir klima alanı.
Hava kararmaya başlayınca ayrıldım parktan, şimdi şehir merkezinde bir bankta oturmuş bu yazıyı yazıyorum. Anında sıcaklığı hissediyor insan. Parkta üşümeye başlamışken, burada terliyorum.
Ağaçlar candır, ağaçları sevelim ve koruyalım. Mümkün oldukça her yeri ağaçlandıralım.
Günlük hayat telaşı ve dalaşı, siyaset, kuru gürültüler, trafik, insan kalabalıkları vs. hep boş. Doğanın yaşatılması ve geliştirilmesi en büyük hedeflerden olmalıdır.




























