Mevsim kış, maşınganın üstünde güğüm tıslıyor
Kevser Ruhi
Mevsim kış, maşınganın üstünde güğüm tıslıyor.
Komşu Hatçe yenge de iğne oyası elinde, bize gelmiş.
Herkes varken ve daha hiç eksilmemişken. Ninem beş şişle çorap örüyor, Gülser ablam yarına teslim edeceği bluzun sürfilesini yapıyor.
Hatçe yenge iğne oyası dürtüklüyor, annemin hep evle ilgili bir işi olurdu, odaya girip çıkıyor.
Her odada “ceryan mı harcanırdı canım..” kocaman mutfakta oturuyoruz işte hep beraber. Hem oda hem mutfak. Maşınganın üstünde bir adet tuğla var. Babam yatmadan önce annem o iyice ısınmış tuğlayı maşayla tutup ıslatacak, hârı geçecek tuğlanın. Sonra çaputlara sarıp yatağın içine, yorganın altına koyacak. Buz gibi odada yatmanın eziyeti azaltılacak.
Nerde öyle su torbaları o zaman…
Odanın bir köşesinde ders çalışıyorum.
O hengâmede kafama giriyormuş demek ki çalıştığım.
Gidip soğuk odada oturamazdım altı üstü bi ödev yapmak İçin. O gün işte Ali Rıza Binboğa’dan imzalı resim gelmişti.
Alacağı olsun, “Kevser’e” falan yazmamış, kuru bir imza.
Olsun! Şarkısı güzeldi.
🎶🎶Yarınlarda yarınlarda, mutlu olmak vaaar! Yarınlar biziiiim!
🎼🎼🎶🎶
O yarınlara az kaldı di mi?
Yarınlar bizim di mi hâlâ?
Yarınlarda gülmek var, hiiiştt alooo! Kime diyorum?





























