
Hikmet Kavasoğlu
Tamam, soysuz sermaye gücüyle dünya cehennem… Peki ne yapmalı?
Kimine göre, o sermaye tarafına geçmeli.
Kimine göre, kadere razı olup öldükten sonra cennet umarıyla yaşamalı. (Bunu seçenler, tuhaf ki desteklerini dünyadayken zalim sermayeden yana gösteriyorlar)
Kimine göre, çok çalışmalı.
Kimine göre, sömürgeci ülkelere iltica, göç etmeli.
Kimine göre, beş yılda bir seçime gitmeli.
Kimine göre, “hadi gel köyümüze geri dönelim” eğer köyleri aynı köyse. (Bu arada, ‘dönmek’ ile’geri dönmek’ saçmalığı, konumuz değil)
Kimine göre, dünya kötüleri Allah’tan bulsun.
Kimine göre, milli maçı kazanırsak gerisi kolay.
Bana göre?
Yakın gelecekte kurtuluşumuz yok. Çekeceğiz. Fakat çocuklarımıza gelişmeye dönük bir memleket bırakabilmek için sanata ve bilime meyletmeliyiz.
Bu meyil için ilk olgu, ahlaklı insan yetiştirmek olmalı.
Din, ülke, özgürlük, bayrak, ideoloji, inanç, bağımsızlık, kariyer, mutluluk vb. değerler ancak ahlaklı insanlarla anlam kazanır. İnsan ahlaksız olunca bunların bir önemi olmaz.
Ahlaktan hareketle sanat ve bilim ışığına ilk adım, kitapla atılmalı.
Haber: Dikili’de bir kadın, seyyar arabasıyla kütüphane dolaştırıyormuş sokaklarda. Bu haberi okuyunca bunlar aklıma geldi.


































