ŞİİR, BELLEK, TOPLUMSAL BELLEK
POST-MODERNİZM
Veysel Çolak
Bu post-modern çağ getirdikleriyle her şeyi değersizleştiriyor. Nesnelerin, kültürel yönelmelerin, insanî duyarlığın parçalanmışlığı, toplumsal bir saçmalığa dönüşmüş durumda. Uyumsuzlukların uyumu yaşamı belirliyor artık; ama bunun benimsendiği söylenemez. Dayatılanı değiştiremeyen birey, unutarak kendini onarmaya çalışıyor. Ne yazık ki bu da bireysel ve toplumsal belleğin oluşmasını engelliyor. Oysa bir tarih bilinci edinebilmek için belleğin sağlam ve işlerlikte olması gerekli. Yoksa geçmişi, geçmişteki geleceği; şimdiyi, şimdideki geleceği ve gelecekteki geçmişi kavramak olanaksızlaşır.
Post-modernizmin de tam olarak istediği budur. Şiir (sanat), buna izin vermemek için vardır. Yazı’nın olmadığı çağlarda şiir toplumların belleğiydi. Yaşanan her şeye, deneyimlerden çıkartılan bilgilere şiirlerde yer veriler; bu şiirler ezberlendiği için olan biten de unutulmazdı. Konuşurken, tartışırken, düşünürken, bir olayla karşılaşıldığında o şiirler anımsanır / anımsatılırdı. Korunagelen, özenle saklanan, insanı ve yaşamı gözeten deneyimlerden yararlanılırdı. Bazı dize ve şiirlerin belleklerde dipdiri durması, bu toplumbilimsel saptamayı doğrulamaktadır. Böyle olmasına karşın belleğin önemi gittikçe azalıyor.
Teknolojinin gelişmesiyle görsel, sözel ne varsa kayıt altına alınabiliyor. Buna güvenen bireyin belleği de her geçen gün biraz daha boşalıyor. Bireysel ve toplumsal bellekten yoksunluk da güdülen bireyi yaratıyor. Şiirin varlık nedeni, bu duruma karşı çıkmaktır. Şair kayıt altına alınmış, mumyalanmış bilgilerin, deneyimlemelerin güncellenmesini ister ama asıl istediği toplumsal belleğin işlerlikte olmasıdır. Eğer böyleyse, şair bellekte kalacak, bellek oluşturacak şiirler yazmak durumundadır. Böyle düşünmeyince post-modern şiir yazmak, post-modernizmin istediği gibi şiir yazmaya dönüşüyor. Okunabilirlikten uzak, bellek oluşturamayan, saçmalığı destekleyen, bireyi sarsıp uyarmayan, yenilmişliği benimseten şiirler yazılıyor. Uyumsuzlukların uyumu bir çatışmayı içerir. İşte bu çatışmayı başlatmak için yazılmalı şiir. Unutulmadığı ve unutturmadığı sürece kalıcı olur. Şiir olarak kalır..
























