Nina Şahin
Adnan Sungur‘un Ocak 2026 tarihli bu çalışması, siyah-beyazın keskin kontrastıyla hayatın zıtlıklarını harmanlayan muazzam bir hafıza mekânıdır. Çini mürekkebiyle işlenen binlerce titiz şerit, zamanın akışını simgeleyen suyun dinamizmi ile taşın statik sükûtunu bir araya getirerek rüya benzeri bir atmosfer oluşturur. Resimdeki devasa değirmen, dış dünya sustuğunda uyanan bir bilinci ve izolasyonun görkemli yalnızlığını temsil ederken; binanın üzerindeki karmaşık çizgiler, zihnin katmanlı yapısını ve geçmişin ağırlığını yansıtmaktadır. Resmin ön planındaki taş köprü, “geçmiş” ile “şimdi” arasındaki bağı kuran kırılgan ama sağlam bir geçittir. Su (zaman) altından akıp giderken, köprü (insan bilinci) her şeyi yukarıdan izler.
.


























