Atabek yurdu masalları
“Atabagi” terimi münasebetiyle Gürcüler nasıl Türk sayılır? Kısaca ve anlaşılır şekilde ifade edelim;
Artvinli ve Ardahan-Akhaltsike (Türkçede Ahıska) kökenli veya halen oralarda yaşayan bazı şahıslar ve onların sosyal medya sayfalarının, bu bölge için “Atabek Türk yurdu” ve benzeri terimler üretip kullandıklarını görüyorum. Ulus devlet inşaası sürecinde her TC vatandaşının Türk kabul edilmesi, yani yüz senelik veya Osmanlı dönemini de sayarsak, birkaç asırlık Türkleşme süreci onlara yetmiyor demek ki. İlla ki binlerce yıldır Türk olduklarını ispatlama peşindeler. Bu neyin kompleksi, anlayamıyorum.
Türkçe olan ve Selçuklu döneminde sultanları yetiştiren “lala” manâsındaki bu terim komşu Gürcistan Krallığı’nda 12. Yüzyıldan itibaren bakanlık, kraliyet sarayı yöneticisi anlamında kullanılmaya başlandı. O zamanki Gürcistan derken, bugünkü sınırlarından fazlaydı; taa Gümüşhane-Bayburt taraflarını yani Khaldia’yı da kapsıyordu. Haliyle Artvin, Ardahan çevreleri ve Erzurum’un bir bölümü de içindeydi.
Evet, bu terimi Türklerden aldılar. Gürcistan krallarının bu ünvanı verdiği o devlet görevlileri, Potskovi’nin (Türkçede Posof) Cakistzkali çayı [ჯაყისწყალი] vedisinden oldukları için ve o vadiden oldukları anlamına gelen Cakeli [ჯაყელი] soyadını kullanan Gürcü soylu feodallerdi. Cakeliler atabagi ünvanıyla hem Samtskhe fedodal bölgesinin prensleri hem de bağlı bulundukları Gürcistan Krallığı sarayında Gürcü ordusu komutanı ve bakan statüsü taşıyordu. Bu unvan kullanılmaya başlandıktan sonra da feodal bölge Samtskhe Prensliği’nin adı, Samtskhe atabegleri Cakeliler’den dolayı “Samtskhe Saatabago” diye anılmaya başladı. Türkçeye bunu bozulmuş formda “Samtshe Atabeyliği” diye sokanlar var. Cakeliler ilerleyen yüzyıllarda siyasi olarak Gürcistan Krallığı’ndan ayrıldı fakat ayrıldıktan sonra da kültür dil yaşam biçimi ve dini açıdan hiçbir farkları yoktu. Cakeliler’in krallığa başkaldırıp ayrılmasının bedelini tüm Gürcistan’la birlikte Samtskhe (Meskheti) bölgesi de ağır ödedi. Komşu ve o zamanın düşman imparatorlukları önce Samtskhe’yi tahrip etti ve yuttu.
16.Yüzyıldaki Cakeli prenslerini ise sadece kendi feodal çıkarları ilgilendiriyordu. Cakeli kardeşkerden biri İstanbul’a Padişah’a gidip yalvararak, “yeter ki bana destek verin Samtskhe topraklarındaki hakimiyetimizi onaylayın, ben de Padişah’ın sözünden çıkmam, Müslüman da olurum, sünnet de olurum” manasında konuştu. Öyle de oldu. Hem Müslüman hem sünnet olup Padişah’ın onayını alarak Samtskhe’ye döndü. İlerleyen dönemlerde babadan oğula bu aile Ahisha/Ahıska Paşası ünvanıyla 1828’e kadar Samtskhe’yi yönetti. Buraya Türkler şimdilerde Ahıska diyor.
Konumuza dönersek, akıl var, mantık var; Gürcülerin kullandığı atabagi ünvanı Türkçe atabekden geldiği için Gürcüler Gürcü sayılmayacaksa;
-Farsça padişah ünvanı kullanan Osmanlı’nın başındaki kişileri de Türk saymayacak onlara İranlı/Fars diyeceksiniz,
-Arapca Cumhurbaşkanı ünvanı kullanan Türkiye Cumhuriyeti’nin en tepesindeki yönetici Cumhurbaşkanına da ülkenin halkı yani “Cumhur”a Türk değil Arap diyeceksiniz,
-Arapçadan alınan sultan ünvanı kullanan Selçuklu liderlerine de Türk değil Arap diyeceksiniz.
Türkçeden atabek terimini alıp kullandılar diye Gürcülere Türk diyorsanız, bu durum, tamamı Arapça ve Farsça unvanlar kullanan, hatta kendi adları bile o dillerde olan Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin gerek yöneticilerine gerekse halkına Türk değil Arap veya İranlı demenizi gerektirir. Var mı sizde o yürek, bilgi, donanım? Ya bunu yapın ya da komplekslerinizden kurtulup gerçeklerle yüzleşin!
Gürcüler şimdi de cumhurbaşkanı için prezidenti, başbakan için premier ministri, bakanlar için ministri terimlerini kullanıyor. Hepsi İngilizceden alınma terimler. Bundan dolayı ileride sizin gibi sivri zekâslı birileri çıkıp Gürcü değil İngiliz olduklarını söyleyip masallar uydurur mu acaba?





























