REEL VİDEO ZIMBIRTISINI KİM İCAT ETTİ ALLASEN?
Düz, dümdüz video paylaşamıyor muyuz?
Az önce bir video paylaştım. Açıklama niyetine bir şeyler yazacaktım, güme gitti.
Ben de öyle dümdük yazayım şimdi şuraya:
ORMANLARIN GÜMBÜRTÜSÜ

İlk türkülerim: “Ormanların gümbürtüsü başıma vurur/Nazlı yarin hayali karşımda durur”
“Karadır kaşların benzer kömüre” diye başlar adamın ciğerini deşe deşe devam eder. İlk duyduğum, ilk öğrendiğim, ilk mırıldandığım türkülerdendir. Benim gözümde bunun ekürisi
“Şu Uzun Gecenin Gecesi Olsam” türküsüdür. Hasretin derecesi daha nasıl anlatılabilir ki? Şu uzun gecenin gecesi olsam, sılada bir evin bacası olsam.
Yine bana göre diyeceğim, -kişisel zevkimdir-, bunların ardından “Mektebin Bacaları” gelir. Bu türkü nispeten neşeli, daha umut dolu ve havalıdır: “kim yarimi sorarsa vay lele lele lele lele ; o’dur birincileri oy amman can kurban”
Yanan ciğerine yel üflenir adeta.
Havalı havalı söyler şöyle bir kendine gelirsin.
Sonra da “Ordu’nun dereleri” vardır sırada.
Bu türküden bana geçen öyle çok çok yoğun bir duygu yok. Dinlerim dinlemekten keyif alırım. İlk öğrendiğim türkülerden olduğu İçin hatırı var.
Yavuklusunun adı Memet olanlar düşünsün, onlar söylesin türküyü, bana ne!
Ardından “Ben giderum Batum’a” gelir.
İçinden Batum geçen bir türkünün etkisini anlatmak için ayrı bir başlık açmak lazımdır. Radyoda çalındığında ninemin “daçumdi, daçumdi (ses çıkarma, sus) demesiyle aklımda kalmıştır ki o anıya, o anılara paha biçmeye kalkıp, Karun’un hazinelerini verdiler de ı-ıh olmaz dediydim.
Netice; sayısız türkü dinledim, sayısız türkü öğrendim, bet sesimle de mırıldandım ama o ilk iki türkünün yeri başkadır.
Bahse konu video, birkaç hafta önce güz ayları kapıdayken Suçıktı’da çekilmiştir.
Bu yazının giriş-gelişme- sonuç gibi bir düzlem taşımadığı malumunuzdur. Suçıktı’da bahçede ot yolup çapa yaparken ormana kulak verince “hakkat yav, orman gümbürdüyormuş!” diyerek kayda almıştım.
Mevzu budur.
Not: Memed isminde yavuklusu olanlar kusura bakmasın.


























