Fehmi Uzal Ustiaşvili:Bu söyleşiyi ქართული მბების პორტალი/ Gürcü Haber Portalı için yapıyoruz. Genç Gürcü Müzisyenlerin hak ettikleri oranda sahiplenilmediği düşüncesindeyiz.
Yıllardır Türkiye’de Gürcü müziği yapılıyor, yeni bir şey değil. Bunlar belli isimler; İberya Özkan Melaşvili, Erol Alkan, Bayar Şahin, bir iki isim daha eklenebilir bunlara ama sonuçta bir elin parmaklarından az.

Son on yıl içinde ise gençlerin ortaya çıktığını kendilerine yer açmaya çalıştıklarını görüyoruz. Bunlar Gürcü müziği açısından sevindirici. Bu söyleşinin amacı da bu Gençler! Dernek gecelerinde, festivallerde, etkinliklerde ‘ucuza’ kapattığımız ve bir dahaki etkinliğe kadar unuttuğumuz gençleri önce camiamıza sonrada bütün halkımıza tanıtmak.Önce sizi tanıyalım: Nerede doğdunuz? Eğitim durumunuz nedir? Ne zamandan beri müzik yapıyorsunuz? Ne tür müzik yapıyorsunuz? Hangi müzik aletlerini kullanıyorsunuz?
Burak Alkan Todnadze: 1993 yılında Bursa’da doğdum. Aslen Artvinliyim. 2011 yılında Marmara Üniversitesi Özel Eğitim Öğretmenliği bölümünü kazanarak İstanbul ‘a geldim. Müzik ile ilgilenmeye başlamam da bu yıllarda İberya Özkan Melaşvili ile tanışmam ile oldu. 2012 yıllarının başında akordeon dersi almaya başladım ve aynı zamanda çok sesli gürcü müziklerini öğrenebilmek için Gürcü Sanat Evi bünyesinde oluşturulan koroya katıldım ve ilk defa geleneksel Gürcü müzikleri ile tanıştım. Daha sonraki yıllarda birçok iyi müzisyenle çalışma fırsatım oldu. Zurab Tarieladze ile beraber çalışarak dans müzikleri ve Gürcü çalış stilleri öğrendim. Garmon (akordeon)un yanı sıra panduri, salamuri, duduki enstrümanlarıyla da ilgilenmekteyim.

Fehmi Uzal Ustiaşvili: Hangi guruplarla çalıştınız? Ya da nerede çalışıyorsunuz?
Burak Alkan Todnadze: Başladığım andan itibaren birçok kişi ile çalıştım ama bir süre sonra sadece Gürcü müziğiyle ilgilenme kararı aldım. Gürcü müziğiyle ilgilenen hemen hemen herkes ile sahne almışımdır herhalde! Şu an çalıştığım gruplar ise Kafdağı Müzik Grubu ve Kafkas Kartalları.
Fehmi Uzal Ustiaşvili: Birazda projelerinizden bahseder misiniz? Kısa ve uzun vadede hedefiniz neler?
Burak Alkan Todnadze: Birçok hedefim var ama uzun vadede hedeflerimin olması için beni güdüleyen şeylerin olması lazım, oysa karşılaştığım şeyler hep motivasyonumu düşüren cinsten. Yine de vazgeçmeyeceğim tabii hedeflerimden. Gürcü müzisyenlerden oluşan ancak dağılmak zorunda kaldığımız grubumuz vardı ismi Ligani onu devam ettirmek isterim. Türkiye’de yaşayan Gürcülere ve onların çocuklarına elimden geldiğince şarkılarımızı, enstrümanlarımızı öğretmek ve sevdirmek en büyük isteğim.
Fehmi Uzal Ustiaşvili: Gürcü müziğini bütün çabalara rağmen geniş halk kitlelerine ulaşmadığı düşüncesine katılıyor musunuz? Ve bu doğu ise nedenleri nedir sizce.
Burak Alkan Todnadze : Aslında Gürcü müziği dünyada çok tanınan, sevilen ve saygı duyulan bir müzik ama Türkiye’de durum böyle değil. Benim çıktığım konserlerde bizi dinlemeye gelenlerin yüzde doksanı Gürcü değil mesela. Türkiye’deki Gürcüler kendi müziğini dinlemiyor. Tarihsel süreçlerin dini ve kültürel getirilerinin müziğe etkisinin yanısıra Türkiye ve dünya çapındaki müzik standartlarının değişmesi, belli müziklerin ayakta kalabilmesi, duyulmasının en kısa ve garanti yolunun o müziğin belli parametrelere dayandırılmak zorunda kalması ve arz talep ilişkisi de çok büyük bir etken. Söylenen eski şarkılara, düğünlerde çalınan eski melodilere bakıyorum, bunlarda Gürcü motiflerini görebiliyorum. Ancak yeni yapılan bazı şarkılara bakacak olursam maalesef o motifleri göremediğim gibi, Gürcü müziği ismiyle ortaya çıkmış bazı şarkılarda bu motiflerin korunması, doğru uygulanması bir yana, kültürün ve etnik müziğin incelikleri gözetilmeden, bahsettiğim parametrelere uymak gibi farklı kaygılarla oluşturulduğunu görüyorum. Böyle şarkılar yapma ve bu şarkıların kendi otantik müziğimize nazaran daha fazla tercih edilme sebebinin aslında insanların sıla hasreti çekmesi, köye gittiklerinde yıkılan evleri, boş kalan evler görmeleri ve yaylacılığın bitmesi gibi çok derin ve hayattan duygularla bahsettiğim parametrelerin birleştirilmesi ve bir arz talep ilişkisi doğurması olduğunu düşünüyorum. En son ne zaman tüm bu bahsedilen faktörlerden uzak, bir gandagan oyunu ya da horumi müziği çıktı hatırlamıyorum. Bu şarkıların fazlasıyla ilgi görmesi de beni üzüyor. Sadece kötü şeylerden bahsettim sanırım fakat iyi şeylerde olmuyor değil.İstanbul’da Gürcü Sanat Evi’n de İberya Özkan Melaşvili öncülüğünde Gürcü müziği öğrenmek isteyenler eğitim alabiliyorlar. İnegöl’de kurulan Riraşi grubu da geçmişte dedelerinin söyledikleri müzikleri gün yüzüne çıkardılar ve sahnelediler birçok yerde. Bunun Gürcü müziği açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Fehmi Uzal Ustiaşvili: Söyleşinin sonuna geldik: Son soruyu siz sorun ve cevabı da sizden gelsin.
Burak Alkan Todnadze: Kendime şunu sorabilirim: Türkiyeli Gürcülere Gürcü müziğini nasıl sevdiririz? Çok zor bir soru sordum kendime. Bunu gerçekleştirmek sorulan sorudan daha zor . Ben bunun bir yolu olduğunu düşünüyorum gençlere ve çocuklara Gürcü müziği öğretirsek sevdirirsek ki bu yetişkinlere sevdirmekten daha kolay, o zaman müziğimizi, şarkılarımızı zamanla sevdiririz, tabii bu bir kişiyle olacak iş değil, bunun gerçekleşmesi için derneklerin öncülüğüne, yardımına ihtiyacımız var.
Fehmi Uzal Ustiaşvili: Bize zaman ayırdınız, teşekkür ediyor,, başarılar diliyoruz!





























