Apkhazeti’deki (Abhazya) Rus siyaseti üzerine

Açaralı dostum Amiran Beridze ile gerek bir araya geldiğimizde yüz yüze, gerekse belirli aralıklarla online olarak görüşür, çok çeşitli konularda uzun sohbetler yaparız. Bu kez, yılbaşı nedeniyle bugün beni arayıp kutladı; konu dün paylaştığım, (1) Yunan tarihçi Laonikos Halkokondilis’in 15. Yüzyılın ikinci yarısında yazdığı eserinden alınan ve Sokhumi’den de söz eden belgelere geldi. Paylaşımı O da görmüş ve ilgisini çekmiş. Amiran iyi eğitimli ve donanımlı olup bir oda dolusu kitabı neredeyse ezbere bilir. Bana Apkhazeti’de Gürcülerin Sovyet döneminde de nasıl baskı altına alındığından, önlerinin nasıl kesildiğinden, nasıl asimile edildiklerinden söz etti ve bir anısını anlattı.
Anlattıkları bana bir makaleyi hatırlattı. “Türkiye Rusya Araştırmaları Dergisi” adlı yayının 2020 yılı yaz sayısında, benim çevirimle Zaza Tsurtsumia’nın “Gürcistan’daki Rus “Yumuşak Gücü’nün” Tarihi (XIX-XX. Yüzyıl)” adlı makalesi yayımlanmıştı. Bu önemli çalışmayı hepinizin okumasını öneririm. Şu linke tıklarsanız karşınıza gelecek: http://gurcu.org/prof-dr-zaza-tsurtsumia-gurcistan-daki…
Amiran’ın bana anlattıklarını, ama bir kısmını, noktasına dokunmadan aktaracağım. Şu ön bilgiyi vereyim; o dönemin kimliklerinde ulus hanesi vardı. Yani nüfus kâğıdında ulus hanesinde “Gürcü, Rus, Azeri, Ermeni, Abhaz gibi ulus bilgisi yazılması mecburiydi.
Amiran Beridze: “Beridze diye Abaza olur mu? Onların içinde Beridze bile var. Rusya Gürcülere baskı uyguluyor, Apkhazeti’de Gürcüyüm diyene görev vermiyordu. Beridze de görev almak için, kimliğini değiştirip Abhaz yazdırdı.
Ben Tiflis’te üniversite öğrencisiyken, 1981 yılında pratik ve saha çalışması için Samegrelo’nun Senaki rayonundaki Zana köyüne gittim. Orada bulunan “Kolmeurneoba” dediğimiz kooperatifin kültürel çalışmalar yapan bölümünde Lomia soyadında Megrel bir kızla tanıştık, arkadaş olduk ve sık görüştük.
Bayan Lomia, “Apkhazeti’den ağabeyim gelecek, sizi onunla da tanıştırmak istiyorum” dedi.
Evlerinde bir araya geldik, ağabeyi ile de tanıştık. Ağabeyi Apkhazeti’nin Oçamçire rayonunda bulunan Açigvara çay fabrikasında başmühendis olarak çalışıyormuş. Benden aşağı yukarı 15 yaş büyüktü. Yaşıyorsa yaklaşık 75 yaşında olmalı.
Başmühendis, sohbet sırasında kimliğini çıkardı ve babasına “Yeni kimlik aldım, beni tebrik etmeyecek misiniz?” dedi. Kimliğini alıp baktık, babası şaşkınlık içinde; “İyi de, burada ulus hanesine Abhaz niye yazdırdın?” diye sordu.
Başmühendis Lomia: “Abhaz yazdırmasam, bana görev verirler mi sanıyorsunuz?” diye cevap verdi.
İşte, bu şekilde Gürcü olup Gürcü soyadına da sahip olan ve kendini Abhaz yazdıran çok kişi var. Onların yarısı böyledir.Görüyor musun, Gürcistan’ı ve Gürcüleri parçalamak isteyen Rusya’nın bize neler yaptığını?”
Amiran başka örnekler de anlattı, şimdilik mevzuyu kısa keselim

(1) -Sokhumi kenti hakkında 15. Yüzyılın ikinci yarısına ait eşsiz bir Avrupa kaynağı ortaya çıkarıldı
XV საუკუნის მეორე ნახევრის უნიკალური ევროპული წყარო ქალაქ სოხუმზე
Bizanslı tarihçi Laonikos Halkokondilis tarafından yazılmış olan “Tarihlerin Belgeleri” (Apodiksis Istorion) adlı kitapta, 15. Yüzyılın ikinci yarısının Sokhumi (Sohum) kenti hakkında çok değerli bilgiler verilmektedir. Eserde, Sokhumi bir Gürcü kenti olarak anlatılmakta, burada özellikle de Dadianilerin yönetiminde olan Megrellerin yaşadığından ve hakimiyetinden söz edilmektedir. Laonikos’un “Tarihin Belgeleri” Yunanca dilinde ve Türkler tarafından İstanbul’un alınmasından sonra yazılmıştır. Bu eser, yazıldıktan kısa süre sonra önce Latinceye, sonra eski Fransızcaya ve ilerleyen yüzyıllarda da Almancaya, İngilizceye, Romenceye ve başka dillere çevrildi. Bu eserin Latince tercümesi “Laonici Chalcocondylae Atheniensis, Historiarum libri decem” de ve Yunanca orijinalinde bizim için ilginç bilgiler karşımıza çıkmaktadır. Burada yazdığına göre;
ბიზანტიელ ისტორიკოს ლაონიკე ქალკოკონდილეს მიერ დაწერილ ”ისტორიაში” მოიპოვება უძვირფასესი ცნობა ქალაქ სოხუმის შესახებ,რომლის მიხედვითაც მე-15 საუკუნის შუა ნახევარში,წინანდებურად სოხუმი ქართველებით არის დასახლებული,კერძოდ მეგრული მოსახლეობაა გაბატონებული,რომელიც დადიანების მმართველობის ქვეშაა. ლაონიკეს ,,ისტორია” დაწერილია ბერძნულად თურქების მიერ კონსტანტინოპოლის დაპყრობის შემდგომ.თავად ნაშრომი კი მალევე ითარგმნა ჯერ ლათინურად,შემდგომ ძველ ფრანგულად და ახალ საუკუნეებში ასევე გერმანულად,ინგლისურად,რუმინულად და ა.შ. ჩვენთვის საინტერესო ადგილის ლათინური თარგმანი და ბერძნული ორგინალი დაცულია Laonici Chalcocondylae Atheniensis, Historiarum libri decem – ში:
“İberia (Birleşik Gürcistan Krallığı kastediliyor) Kolkheti’ye (Burada Kolkheti ile Trabzon İmparatorluğu kastediliyor) sınırdır ve onun kralı isimsiz zayıf bir kral değildir.
იბერია ესაზღვრება კოლხეთის მხარეს და მათი მეფენი არ არიან უგვარონი.
İberia (Gürcistan), Batumi’den ve Pazisi Nehri’nden Akhaltsikhe ötelerine kadar uzanıyor. Kvarkvare’nin toprakları [Meskheti], Gori, Kakheti, Tbilisi (Tiflis) onun hâkimiyetindedir. Bu kentler, Türklerin yaşadığı Şamahı’ya (bugünkü Azerbaycan’da) komşudur. Kakheti kentinin aşağısında, deniz (Karadeniz) kenarında bulunan Megrellerin ve Dadianilerin ana kenti Sebastapol (Sokhumi), Guria ve başka kıyı kentleri de onlara aittir.
“ეს ქვეყანა გადაჭიმულია ეგრეთწოდებული ბათუმიდან და მდინარე ფაზისიდან ვიდრე ახალციხემდე (და იქ შედის) საბრძანებელი ყვარყვარესი[მესხეთი],გორისა,კახეთისა,თბილისისა.ეს ქალაქები ემეზობლებიან შემახიას,რომელშიც მოსახლეობენ თურქები. მათ ეკუთვნით კახეთის ქალაქის ქვემოთ, ზღვის სანაპიროზე მდებარე მეგრელების და დადიანის მთავარი ქალაქი სებასტოპოლისი,მამია,შამადავლა და გურია, და სხვა ზღვისპირა ქალაქები.
Trabzon İmparatoru İoane İberia’ya gittiğinde, İberia Kralı Aleksandre’nin (1412-1442 arasında Gürcistan Kralı 1. Aleksandre) kızıyla evliydi.
(ტრაპიზონის) ბოლო მეფე იოანეს,იბერიაში რომ წავიდა,ცოლად ჰყავდა ალექსანდრე მეფის ქალიშვილი.
Laonikos’un verdiği bilgiler, daha önceki ve daha sonraki dönemlere ait Gürcü, Latin, Arap ve İtalyan kaynaklarında yer alan; o dönemde Sokhumi’nin etnik olarak Gürcü kenti olduğunu; Abazaların (Apsuvalar) bu tarihte henüz Sokhumi çevresine yerleşmiş olmadıkları bilgisini teyit etmektedir. Bu süreç 16. Yüzyılın sonunda, Osmanlı İmparatorluğu bölgede güçlendikten sonra başlamaktadır.
ლაონიკეს მონაცემი კიდევ ერთხელ ადასტურებს უფრო ადრინდელ და შემდგომ ქართულ,ლათინურ,არაბულ და იტალიური წყაროების მონაცემებს,რომ იმ პერიოდში ქალაქი სოხუმი ეთნიკურად ქართული იყო და დღევანდელი ე.წ აფხაზები(აფსუები) ჯერ კიდევ არ იყვნენ დასახლებულნი სოხუმის მიდამოებში.ეს მხოლოდ მე-16 საუკუნის ბოლოდან იწყება,როდესაც ოსმალეთის იმპერია რეგიონში ძლიერდება.

























