TRT’nin Alparslan Büyük Selçuklu’ dizisine tepkiler artarak devam ediyor.
Fehmi Uzal Ustiaşvili : Prof. Dr. Zaza Tsurtsumia‘nın önce kendi facebook hesabından Gürcüce, ardından Gürcü Haber’de Türkçe yaptığı TRT Gürcü halkına özür borçlu, açıklamasından sonra art arda tepkiler gelmeye devam ediyor.
Bugün BirGün gazetesi Gürcü Heber‘ı kaynak göstererek Prof. DR. Zaza Tsurtsumia‘nın açıklamasını haberleştirdi ve metninin tümünü yayınlayarak konuyu Türkiye kamuoyuna taşıdı.
Ardından bir kaç saat önce Sakarya Kartvel Gürcü Laz Kültür Derneği konuyu detaylandırarak, Gürcü ve Gürcü derneklerin altını imzalayacaklar bir açık çağrı yayınladı.
Bizde bu metni bütün Gürcülerin, Gürcü dernek ve kurumların kendi sayfalarına taşımaları için kamuoyumuzun dikkatine sunuyoruz
TRT neyin peşinde?!
Türkiye’nin devlet televizyonu TRT’nin yeni dizisi Alparslan Büyük Selçuklu’da yer alan sahnelerde tarihi gerçeklerle bağdaşmayan diyalog ve bir ulusun temsilcisi olarak gösterilen komutana yapılan hakaretler buradaki halkımızın ve aynı zamanda Türkçe bilip diziyi takip eden Gürcistanlıların tepkisini çekmiştir.
TRT’nin halka tarihi anlatma çabasını anlamakla birlikte, bunu yaparken, kurgu senaryolarla da olsa, tarihi gerçeklere aykırı ifadeler ve sahnelere yer vermesinin kabul edilemez olduğunu vurgulamak isteriz.
Türkiye, çeşitli etnik kökenden insanların aynı vatandaşlık bağı ve ortak duyguları paylaştığı bir coğrafyadır. Uzun tarihsel süreçte, içinde bulunduğumuz coğrafyada etkin olmuş milletlerden biri Gürcülerdir dolayısıyla onların devletleridir.
Selçuklular’ın mücadelelerini anlatan bu dizinin 2. Bölümünde, Gürcü komutan Liparit’le olan çatışmaya yer verilmiştir. Dizide, Gürcistan tarihinde yer almış bir komutan olan Liparit esir alındıktan sonra, söylemekten hicap duyduğumuz ifadelerle bu tarihi kişilik üzerinden Gürcüleri incitecek hakaretler yapılmış, tekmelenip aşağılanmıştır.
Yaptığımız araştırmalara göre Liparit’in Selçuklular’a esir düştüğü doğrudur. Ancak ne Gürcü, ne Türk ne de başka kaynaklarda Liparit’in esir alındıktan sonra Selçuklular tarafından tekmelendiğine, aşağılandığına, küfredildiğine dair bir bilgiye ulaşamadık.
Kurgu dahi olsa TRT’nin, yayınladığı dizide Gürcüler açısından son derece kötü görüntüleri hiç imtina etmeden yayımlaması, hem Türkiye’de hem de Gürcistan’daki Gürcüler için; Müslüman ya da Hıristiyan fark etmeksizin rahatsızlık verici, kabul edilemez ve beklenmedik bir durumdur.
TRT bu tür görüntüleri yayarak ne yapmak istemektedir? Küfür, aşağılama ve hakaret görüntüleriyle Türkiye halkının başka halklara, başka milletlere karşı kin ve nefret duyguları beslemesi mi isteniyor? Bu dizinin Gürcüce dublaj yapılarak yayınlanması halinde tüm Gürcistan’ın Türkiye’den ve Türklerden nefret edebileceğinin TRT farkında mıdır? Yapmadıkları hakaretleri, etmedikleri küfürü onlara yakıştırarak, bu dizi üzerinden Sultan Alparslan ve diğer liderlere de saygısızlık edilmiş, imajlarına leke sürülmüş olmuyor mu? TRT, Türklerin atasının dünyada bu şekilde tanınmasını mı istiyor? Türkiye’de her fırsatta “dostumuz yok, komşumuz yok” denirken, yeni kin ve nefret tohumları ekilmesine neden olacak yeni görüntüler kime hizmet etmektedir? TRT Türkiye’nin karşıtlarını değil dostlarını ve taraftarlarını çoğaltacak yayın politikası izlemelidir!
Bizler, Türkiye’de yaşayan Gürcüler olarak içinde yaşadığımız coğrafya ve çevresinde yaşayan tüm halklara, tarihlerine, değerlerine saygı duyuyoruz. Yüzyıllardır parçası olduğumuz Türk tarihi de, mensubu olduğumuz Gürcü milletinin tarihi de bizim için saygındır. TRT’nin sözkonusu dizide yer alan ve üstelik tarihi gerçeklerle bağdaşmayan, provokatif olma özelliği de taşıyan sahnelerden ve ifadelerden dolayı, tüm Gürcülerden özür dileyen bir açıklama yapması, ayrıca sorumlular hakkında inceleme başlatmasını, bundan sonraki yayınlarının da takipçisi olacağımızı ve tepkimizi dile getireceğimizin bilinmesini istiyoruz.

































