BİR MASUMİYET EFSANESİ
Bir yaz tarlaya gidiyor her zamanki gibi
kısa bir süre havuzda duruyor bakmak için kendine
saptamak için olası bir değişimi
aynı kişiyi görüyor. Şu berbat kız çocukluk hali
hala yapışık üstüne
Sudaki güneş çok yakın görünüyor
Bu amcam, yine gizlice gözetliyor beni diye düşünüyor
doğadaki her şey akrabası bir biçimde
asla yalnız değilim diye düşünüyor
düşünceyi bir duaya çevirerek.
Sonra ölüm beliriyor, bir yanıt gibi duaya.
Kimse anlamıyor artık onun nasıl da yakışıklı olduğunu.
Ama Persephone anımsıyor
Onu tam burada kucakladığını
amcası seyrederken. Gün ışığının parıltısını anımsıyor
onun çıplak kollarında
İşte bu netlikle anımsadığı bir an.
sonra karanlık tanrı uzaklaştırmıştı onu.
Daha az netlikle anımsıyor bir de;
O üşüten içgörüyü
bu andan itibaren onsuz yaşayamayacağına dair
Havuzda kaybolan kız
geri dönmeyecek hiçbir zaman.
Bir kadın dönecek. Eskiden olduğu kıza bakmak için
Havuz kenarında duruyor arada bir
Kaçırılmıştım diyerek
ama yanlış geliyor ona, hissettiği bu değil.
Sonra kaçırılmamıştım diyor
Sundum kendimi, kaçmak istedim bedenimden
Hatta bazen diledim bunu. Ama cahillik
dileyemez bilgiyi. Cahillik hayal edilmiş bir şeyi diler, var olduğuna inandığı.
Bütün değişik adları
söylüyor dönüşümlü
Ölüm, koca, tanrı, yabancı
Her şey öylesine basit görünüyor, öylesine alışıldık
Ben basit bir kız olmalıydım diye düşünüyor
O kişi olarak anımsayamıyor kendini
ama devam ediyor düşünmeye
havuzun anımsayacağını
ve açıklayacağını ne anlama geldiğini duasının
böylece anlayabilir
yerine gelip gelmediğini
LOUISE GLÜCK
Çeviri: Neşe Yaşın #şiirlisabahkahveleri #LouiseGlück




























