Şiir aranıyor!
Bireysel ve toplumsal değerler hızla değişiyor. Kültürel değerler kimsenin umurunda değil. Özellikle şiir ise hiç kimsenin umurunda değil. Şairlerin, şiir yazmaya niyetlenenlerin şiire saygısı kalmayınca elbette şiiri önemseyen kimse de olmayacaktır. Toplumbilimsel (sosyolojik) açıdan bakıldığında durum bu.
İyi bir şair toplumun seçkin (elit) bireylerinden sayılabilir. Artık öyle değil. Şair sıradan biri. Çünkü yazdığı şiirler sıradanlaşmış durumda.
Şairin özgürlüğü şiir sanatına saygısızlığa dönüşmüşse hiçbir şiir insanların yol arkadaşı olamaz, olamıyor. Yakın geçmişte, şiirle düşünmek diye bir şey vardı. Şimdi hiç kimse şiirle düşünmüyor. Şiir, kimsenin kavga silahı değil. Şiir kimsenin yumruğu, öfkesi, çığlığı, isyanı değil.
Yakın geçmişte “Sen yanmasan, ben yanmasam karanlıklar nasıl çıkar aydınlığa”* denildiğinde yanmayı göze alan, bile bile ateşe dönüşenler vardı. Onlar da kalmadı.
Bireyselliğin, bireycilik sanıldığı günlerden geçiyoruz. Tuhaf bir kariyerizm bu. Kariyerizmin, oportünizmin, Makyavelizmin egemen olduğu yerde, şiir sanatının unutulduğu toplumlarda şiir ölür. “Sanata, özellikle şiire düşman olan kapitalizm” de şairle ( !) dalgasını geçer. Şimdilerde olduğu gibi.
“Şiir aranıyor!”
Bugünlerde yazılan hangi şiiri gösterirsiniz?
*Nâzım Hikmet
***
10 Haziran 2023, Cumartesi, 05.33





























