Birol Üstündağ: Burası Suudi Arabistan’da Medine yakınlarındaki Yanbu kentinde bulunan Thomas Edward Lawrence’in evi.
Bu ev 2020 yılında Suudi Arabistan Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca restore edilerek girişine şu yazı asıldı; “Bu ev Türklere karşı savaş vermemize yardımcı olan Lawrence’in karargahıdır…”
Bana göre Lawrence, Araplara yalnızca yardım etmedi, kabile toplumundan halk olmalarına geçiş için de bilinçlendirdi. Araplar ise sonraki yıllarda halk olmaktan ulus olmaya geçemedi. Bölündü, bir çok parçaya ayrıldı.Kapitalizm o topraklarda gelişmedi.Filistin’e sahip çıkmamalarında da bunun etkisi büyük.
Kapıya asılmış bu yazı şunu anlatıyor.” İngilizler (bugün de ABD) ve Arap liderlerinin ittifakının bu kadar açık bir tanımı yoktur. Bunların Türkiye’ye karşı yaklaşımı bugün de aynıdır. “
Bir toplumun ulus olması için toplumsal yapısının kapitalizm olması gerekir ve Arap ülkelerinde de bu yok.
Bize gelince bu ülkede kapitalizmi geliştiren Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yarattığı ulus bilinci bugün Arap ideolojisi sayesinde geriye doğru hızla gidiyor. Hem ekonomik hem de devlet yapısında yaşanan olumsuz gelişmeler, hukuk dışı uygulamalar insanların ulusal kimliklerini de bozuyor.
Kısaca diyeceğim şu, uluslaşma kapitalizmin üzerinden gerçekleşir. Bunu sağlayan her halk ulus olur ve devlet talepleri toplum tarafından kabullenilir.
Türkiye Cumhuriyeti bu başlangıcı yaşadı. Sorunlar yaşansa da demokrasi ve özgürlükler, hukuk kurumları vb. şeyler için belli bir noktaya geldi bu toplum. Son 20 yıl ise varolan devlet yapısının olumsuz yönde farklılaşmasına yol açtı. Bugün yaşadığımız sorunların temelinde son 20 yılda yaşanan gelişmeler vardır.





























