
Erdoğan Şenol
Kral III. Bagrati (1008-1014).
Tao-Klarceti Krallığı ve Abhaz Krallığı’nı birleştirdi.
O, Tao’da Panaskerti Kalesi’nde (Günümüz Erzurum ili Olur ilçesi) 7 Mayıs 1014’te hayatını kaybetti. İnşa ettirdiği Oçamçire Bedia kilisesinde (Apkhazeti’de) defnedildi.
- Yüzyıla gelindiğinde Gürcistan’ı işgâl eden Rusya’nın Gürcülere karşı düşman üretme siyaseti o gün bu gündür aktiftir. Bu siyasetin bileşenlerinden biri olan tarihi çarpıtma ve sahte tarih yazma çabalarının beslediği ayrılıkçı Abazalara (kendi dillerinde Apsuva diyorlar) sorarsanız, bizim Apkhazeti dediğimiz Abhazya’nın Gürcistan’la ilgisi yok, oralar hiçbir zaman Gürcü toprağı olmadı, Gürcüler 20. Yüzyılda Stalin zamanında işgâl etti derler (Halbuki Stalin tam tersine, Gürcü topraklarını Azerbaycan’a, Ermenistan’a, Rusya’ya ve Oslara peşkeş çekmiştir).
Apkhazeti’nin Gürcülerle alâkası yoksa, III.Bagrati Panaskerti’de hayatını kaybettiğinde, cenazesini alıp başkasının ülkesine mi defnettiler? Öyle ya, Abhazya Gürcistan değilse, Gürcü kralını Abhazya’daki Oçamçire’ye başkasının ülkesine defnettiler anlamı çıkar ki bunu hiçbir akıl kabul etmez. Tek başına bu gerçek bile, Gürcistan bölücüleri ve ağababaları Rusya’nın sahteciliğini ortaya koymak için yeterlidir.
Buna karşı da derler ki; Tao-Klarceti’yle birleşen Abhaz Krallığı Gürcü krallığı değildi (!) Bu da kocaman bir yalandır.
Apkhazeti yani Abhazya, Egrisi içindeydi yani Megreli toprağıydı. Egrisi Krallığı içinde kuzeybatı ucunda önce Abhaz feodalliğine dönüştü. Doğu Roma-Sasani arasında sıkışan eski Kolkheti’nin devamı Egrisi yani Lazika Krallığı yıkıldı, diğer Gürcü krallığı Kartli yani İberia da Sasanilerce Egrisi’den önce yıkılınca, Gürcü soylu sınıfının bir kısmı Egrisi’ye geçmişti ve Egrisi’yi yönetiyorlardı. Kartli yöneticisinin kardeşi olan Egrisi’nin son kralı, Kartli yöneticisi ve hem Doğu Roma’ya hem de Egrisi yani Lazika kralına bağlı olan Abhaz feodali Leoni I işgâlcilere karşı birlikte mücadele ediyorlardı. Abhaz feodalliği prensi Leoni I işgâlcilerle yaşanan bir savaşta Kartli yöneticisinin hayatını kurtardı. Kartli yöneticisi ona istediği her yetkiyi vermeye hazırdı, ama Leoni onu babası gibi gördüğünü ve görevini yaptığını söyledi.
Egrisi’de bulunan Kartli yöneticisinin çocuğu olmadığı gibi, ölen kardeşi son Egrisi kralının da sadece bir kızı vardı. Dolayısıyla hem Kartli’de hem de Egrisi’de hanedan soyundan kimse kalmamıştı. Kartli yöneticisi planını yaptı; kardeşinin kızını kendileriyle aynı gördüğü ve tahtı devralmasını istediği Leoni’yle evlendirdi. Böylece Abhaz feodalliği prensi Leoni I, hem Egrisi yani Lazika’nın, hem de İberia yani Kartli’nin yasal varisi, yani tüm Gürcü topraklarında krallık haklarına sahip olacaktı. Abhaz Prensliği Leoni I’in yeğeni Leoni II zamanında Doğu Roma boyunduruğundan kurtulup krallığa dönüştü ve Gürcü topraklarını kendi yetkisi altında birleştirme mücadelesine girdi. Sonraki yüzyıllarda Gürcistan Krallığı’nı kaynaklar ikinci adıyla Abhaz Krallığı olarak da anarlar, yani bu isim uzun süre tüm Gürcistan için de kullanıldı. Gürcistan Krallığı resmi olarak 1490 yılında dağıldı ve üç krallık ve bir prenslikten oluşan dört yeni Gürcü siyasi ünitesi oluştu.
Eğer, Ruslar ve güdümlerindeki ayrılıkçıların günümüzde dediği gibi Abhaz Krallığı Gürcü krallığı değilse;
1-Neden Abhaz kralları Tao-Klarceti’deki krallar Bagrationiler’den Gürcü mimarlar istediler ve bugünkü Abhazya topraklarında Gürcü dini yapıları inşa ettiler?
2-Abhazya topraklarındaki tarihi eserlerin üzerindeki yazı ve kitabeler neden Gürcü dilindedir?
3-Abhaz kralları ülkeden neden Doğu Roma kilisesini çıkarıp halkın kendi dilinin ve kültürünün yok olup Yunanlaşmasını önlemek amacıyla Mtskheta merkezli Gürcü kilisesine bağlandılar? Neden ibadet dilini Yunancadan Abazacaya değil de Gürcüceye çevirdiler?
3-Abhazya’da Abhaz Krallığı’nın kurulduğu tarihten bin sene sonrasına kadar, yani 17-18. Yüzyıla kadar Abaza dilinden bahseden bir kaynak neden yok?
4-Sokhumi’de Besleti tarihi kemer köprüsü üzerinde Gürcistan’ın kadın kralı Tamari’den söz eden kitabe neden kazınıp silindi?
5-Eğer Apkhazeti yani Abhazya Gürcistan değilse, oralardaki eserler Abazalara aitse, Abazaların eski merkezleri kabul ettiği Likhni’deki dini yapıda Halley kuyruklu yıldızından bahseden yazı neden Gürcü dilindeydi ve Sovyet döneminde neden sildiler?
6-Abhazya’da Gürcüler değil de Abazalar tarafından yapılmış olduğu ispatlanabilecek bir tane tarihi eser neden yok?
7-Abhaz krallarının Gürcüce bildiği, diğer Gürcü bölgeleriyle ilişkileri olduğu, halk tarafından kabul gördükleri biliniyor. Peki, Abaza dilinde konuştuklarına dair bir kaynak var mı? Eğer yoksa ve iddia edildiği gibi Abaza yani Apsuva iseler, neden Gürcüce konuşuyorlardı, o kadar mı sevmiyorlardı kendi dillerini? Abaza iseler neden geriye Abazalıklarını hatırlatacak hiçbir şey bırakmadılar, isteseler bunu başaramazlar mıydı?
Sorular çoğaltılabilir.
Abhaz krallarının büyük mücadelesi olmasaydı, Gürcistan’ın batı kesiminde yaşayanlar, Trabzon çevresinin eski Lazlarının akıbetine uğrar, hepsi Yunanlaşırdı. Abhaz kralları Gürcü tarihinin önemli parçası olup Gürcü tarih yazımında saygıyla söz edilir. Onlar yabancı işgâlci olsa, böyle bir şey mümkün olmazdı.
Kısacası, onlar Gürcü kültür ve siyasi dünyasının tam ortasında ve yöresel olarak da Megreli veya Svani idiler, Megreli kökenli olma ihtimalleri daha yüksektir. Abhaz Krallığı tahtı bir dönem Şavliani soyadlı kişilere geçti, onlar Svani olmalılar.
Abhaz Krallığı epey genişledi ve diğer Gürcü krallığı Tao-Klarceti Krallığı’yla 10. Yüzyıl sonunda birleşti. Bu tarihte; Tao-Klarceti Kartvelta Krallığı ve Apkhazi (Abhaz) Krallığı’nın birleşmesiyle oluşan krallığa Gaertianebuli Sakartvelos Samepo yani Birleşik Gürcistan Krallığı dendi. Bu da anlam olarak Kartveli topraklarını birleştiren krallık demekti.
III. Bagrati, iki Gürcü krallığını birleştirip Birleşik Gürcistan Krallığı veya Gürcistan Krallığı adlı güçlü devleti kuran kişidir. Birleştirdiği o iki krallık; halkın çoğunluğu Meskhilerden oluşan Tao-Klarceti’deki Kartvelta Krallığı ve halkının çoğu Megreli ve Svanilerden oluşan Abhaz Krallığı yani Apkhazta Samepo idi.
III. Bagrati kimdi?
Tao-Klarceti’de bu dönemde ikili ve uyumlu krallık sistemi vardı. Bagrati’nin babası tahtı Artanuci’de (bugünkü Ardanuç) olan Gurgeni’ydi. İmier Tao kesimini güçlü kral III. Daviti (kurapalati lakaplı) yönetiyordu ve çocuğu olmamıştı. Uzaktan kuzeni Artanuci’deki kral Gurgeni’nin oğlu Bagrati’yi çocukken yanına aldı ve varisi olarak yetiştiriyordu.
III. Daviti’nin yanında yetişen Gurgeni oğlu Bagrati’nin annesi Abhaz kralı Teodosi’nin kız kardeşiydi. Teodosi daha önce taht mücadelesi verdiği kardeşi tatafından gözlerine mil çekilerek kör edilmişti ve onun da çocuğu yoktu.
Bagrati ilk deneyimini Kartli’de edindi. Abhaz Kralı Teodosi’nin zayıflığından yararlanan Kakhetililer Kartli’ye girdiler. Feodal İoane Maruşisdze Tao’daki kral III.Daviti’den Bagrati’yi Kartli’ye göndermesini istedi. Bagrati 975’te orada yöneticiliğe başladı. Gürcü krallıklarının birleşmesinin baş mimarı İoane Maruşisdze sayılır.
Teodosi yetersiz kalıyordu. İmier Tao’da (muhtemelen Tortomi’de (Tortum)) oturan III. Daviti gelecek planını yaptı. Böylece, çocuksuz ve son Abhaz kral Teodosi henüz hayattayken ve III. Daviti’yle yaptığı görüşme sonucunda kızkardeşinin oğlu Bagrati’ye tahtını devretti. Tao’daki Kartvelta Kralı III. Daviti, yetiştirdiği Bagrati’yi Kutaisi merkezli Abhaz Krallığı tahtına 978 yılında oturttu, Teodosi’yi ise yanına alarak hayatının sonuna kadar misafir edeceği İmier Tao’ya götürdü. Bu, daha önce Leoni I’in Egrisi ve Kartli tahtında hak sahibi olmasına benzer bir durumdu. Bu kez III. Bagrati baba tarafı Bagrationilerin tahtına ve anne tarafı olan Abhaz Krallığı tahtı mirasına birlikte sahip oluyordu.
Büyük kral III. Daviti ve Artanuci’deki Gurgeni krallıklarını Bagrati Kutaisi’de tahta geçtikten sonra da sürdürdüler, ancak bu iki kral öldükten sonra tüm Tao-Klarceti toprakları da planlandığı şekilde III. Bagrati’ye ve sonrasında da soyundan gelenlere geçti. Bagrati, 1008’de Tao-Klarceti tahtına da sahip oldu ve tüm Gürcistan’ın tek kralı oldu.
Bu dönemde Tbilisi Arap işgâli altındaydı. Bagrationi soyadlı krallık hanedanından ve III. Bagrati’nin soyundan gelen IV. Daviti (Ağmaşenebeli) 1122 senesinde Tiflis Arap Emirliği’ni yıkarak tüm Gürcü topraklarını tek çatı altında birleştirecekti (Tıpkı MÖ 4. Yüzyıl sonunda Parnavazi’nin ve MS 5. Yüzyılda Vakhtang Gorgasali’nin yaptığı gibi).
Başarılı bir kral olan III. Bagrati 1014 yılında Panaskerti’de hayatını kaybedince vasiyeti üzerine Abhazya’da kendi yaptırdığı Bedia manastırına defnedildi. Kralın görseldeki freskosu Bedia manastırındadır.
Gerçekler Gürcistan bölücülüğünü esas alanların söylediklerinin tam tersinedir, burada dile getirdiğimiz kesit ve Panaskerti’de öldüğü halde Abhazya’da defnedilen Gürcü kral III. Bagrati’nin defin hadisesi tek başına çok şey anlatır.
Sonraki yüzyıllarda Gürcüler, ülkenin bu kesimine yani Apkhazeti Bölgesi’ne Kuzey Kafkasya’daki iki istikametten, Ciketi’den ve Adigey yakınlarındaki Akua çevrelerinden gelip yerleşen topluluklara Apkhazeti bölge ismine binaen Apkhazi demişlerdir. Gürcüler bu bölgede yaşayan herkese Apkhazi diyordu ve bu ismi dışarıdan gelenlere de hediye ettiler. Gürcülerin bu tarihsel anlamsız tutumu sonradan kendi başlarına iş açmış, yeni gelenler eski Apkhazilerin ismini almalarının devamında, tarihi de iç etme girişiminde bulunma cüretini Rusya sayesinde göstermişlerdir.
İfade etmek gerekir ki; Hıristiyan bir Gürcü krallığı olan eski Abhaz Krallığı ile sonradan kuzeyden gelen pagan Abazaların bir alâkası yoktur. Fakat Abhazya’da yaşayan günümüz Abazaları buraya geleli yüzyıllar oldu (şimdikilerin önemli kesimi de asimile ettikleri Megreli kökenlilerden oluşur) ve onlar tıpkı Megreliler, Svaniler, Meskhiler ve diğerleri gibi bu toprakların yerleşik halkıdır.




























