ŞİİRLER ÇEŞİT ÇEŞİT
ÇÜNKÜ ŞAİRLER ÖYLE…
Veysel Çolak
Şiirin genel geçer bir tanımının olamayacağını, bugüne kadar yazılmış ne kadar nitelikli şiir varsa, o şiirlerin sayısı kadar tanımının olabileceğini söyledim hep. Çünkü her şiir kendi tanımını beraberinde getirir. Bunu anımsatma gereği duydum. Çünkü şairler üzerine yaptığım değerlendirmelerde kendi şiir düşüncelerimi, şiir anlayışımı savunmadığımı söyleyen arkadaşlar oldu. Doğru bir saptama bu. Eğer öyle yapmasaydım kendi şiir anlayışımı dayatmış olurdum şairlere. Böyle bir tutuculuğun şiire hiçbir yararı olmaz.
Ben şiir adına yapılana, ortaya konulan bir metnin şiir sanatı bakımından getirdiklerine bakarım. Örneğin somut (görsel) şiire uzak duran biriyim ama bu anlayışla yazılmış; beğendiğim, önemli olduklarını düşündüğüm çok şiir var.

Bir şiir hangi anlayışla yazılmış olursa olsun; eğer o anlayışın gereği kusursuz yerine getirilmişse, buluşlar / yenilikler varsa, içerik bakımından insandan ve onun geleceğinden yanaysa öylesi şiirleri önemserim ben. Nef’î’yi de beğenirim Karacaoğlan’ı da… Bunun nedenleri kesinlikle aynı olamaz.
Şiir konusunda benim gibi düşünmeyen, kendi şiirini yazan hiçbir şairi yok saymam. Yoksa kendimi yadsımış olurum. Ben de başka şairlerden çok şey öğrendim ama onların şiir düşünceleriyle sınırlı şiirler yazmamaya çalıştım hep. Yani kendi şiir düşüncemi oluşturmanın peşinde oldum. Böyle yapanları da ciddiye aldım.
Bu söylediklerim, başka başka şairlere ilişkin yaptığım değerlendirmelerin mantığıdır. Böyle bakılsa; şiire, şiir geleneğine ilişkin yapılan haksızlıklar iyice azalır diye düşünüyorum. Kısaca, yaşlı / genç ayrımı yapmadan, her şairden böyle bir beklentim var.
































