Vaja Pşavela: “Ben Çargali köyünde, 15 Mayıs 1862’de doğdum…”
Yalvarış (*)
Yalvarış
Ey güneş…
Gider gelir durursun,
gökle yerin ışık saçanı;
nasıl usanmadın aydınlıktan,
karanlığı boğan olmaktan?
Bir kez de ölüler gibi doğ,
soğuk mezarların üstüne;
adem oğullarının başına
ışık olup inmek sevaptır yine.
Ben ölüyken isterim senin ışığını,
diriyken hayat yeter bana.
Sevdayla dolu bir gönül için
bulutlu gök bile bahardır ya.
Benim de bir güneşim var yaşarken;
senden eksik değil, belki daha da sıcak…
Ama sen ey yalnız güneş,
beni o vakit aydınlat
toprağın altında yatacağım zaman.
Kalbim artık hissedemediğinde
hem tatlıyı hem acıyı,
anlamsız, sevgisiz çürürken
kurumuş bir yaprak gibi…
İşte o zaman ısıt beni,
gözyaşı gibi yağ üstüme;
ve bir an olsun duyur bana
sevmenin kudretini yeniden.
Eğer gerçekten güneşsen,
o vakit doğ üzerime…
Bana merhamet et,
beni yalnız bırakma. Vaja Pşavela
15 Mayıs: Vaja Pşavela’nın Gerçek Doğum Günü
Bugün, Gürcü edebiyatının büyük ismi Vaja Pşavela’nın gerçek doğum günü olarak kabul ettiği 15 Mayıs’ın yıldönümü.
Uzun yıllardır yazarın biyografilerinde doğum tarihi olarak 14 Temmuz 1861 (eski takvimle) yer alsa da, Vaja Pşavela kendi kalemiyle bu bilginin yanlış olduğunu belirtmişti. Ünlü yazar, 1912 yılında yayımlanan “Sakhalkho Gazeti” adlı gazetede kaleme aldığı “Küçük Bir Not” başlıklı yazısında, doğum tarihine ilişkin hatanın düzeltilmesini özellikle istemişti.
Pşavela, o yazısında şu dikkat çekici ifadeleri kullanıyordu:
“Eğer biyografi yazılıyorsa, doğrularla yazılmalıdır. Özellikle bu yanlışlık ben hayattayken düzeltilmelidir; çünkü ölümümden sonra da çoğalarak sürecektir. Ben Çargali köyünde, 15 Mayıs 1862’de doğdum…”
Bu satırlar, yalnızca bir tarih düzeltmesi değil; aynı zamanda hakikate, belleğe ve insanın kendi yaşam hikâyesine duyduğu saygının da güçlü bir ifadesi olarak görülüyor.
Kafkas halklarının ortak kültürel hafızasında derin izler bırakan Vaja Pşavela, eserlerinde doğa, insan vicdanı, özgürlük ve gelenek arasındaki çatışmaları benzersiz bir şiirsellikle anlatmış; yalnız Gürcü edebiyatının değil, dünya edebiyatının da unutulmaz isimleri arasına girmişti.
Bugün, onun kendi sesiyle işaret ettiği tarihte, büyük şairi bir kez daha saygıyla anıyoruz.
მუდარა (*)
მზეო, მისდიხარ-მოსდიხარ, ცით მიწის მანათობელი, რით არ მოგწყინდა სინათლე, სიბნელის დამამხობელი? ერთხელ მკვდართადაც ამოდი, ცივთა სამარეთ ცაზედა; მადლია, ადამის ძეთა ნათლად დაადგე თავზედა. მკვდარს მინდა შენი სინათლე, ცოცხალს სიცოცხლე მკმარია, ტრფობით ავსილის გულისთვის ცა ღრუბლიანიც დარია. თავისი მზე მყავს ცოცხალსა, თუ არ გჯობს, არა მდარია… მაშინ მინათე, ტიალო, როცა ვიქნები მკვდარია; გულს გრძნობა აღარ შაეძლოს, თან ტკბილი, თანაც მწარია, უაზროდ, უსიყვარულოდ ჰლპებოდეს, როგორც ჩვარია. მაშინ გამათბე, ტიალო, მადინე ცრემლის ღვარია და მაგრძნობინე თუნდ ერთ წამს, სიყვარულისა ძალია. თუ მზე ხარ, მაშინ მიმზევე, მიშველე, შემიბრალია!
Vaja Pşa elmanın “Yakariş” isimli siiri yapay zeka destekli kısmı düzeltmeler ile cevrilmidi.
GHA- ქართული ამბების სააგენტო






























