Artvin Yusufeli’nde 10. Yüzyıl eseri Kavkasidze ailesi kalesi ve şapeli bu. 1 Mayıs 2023’te aşağıdaki metinle ilk iki fotoyu paylaşmıştım. İki ay sonra, 7 Temmuz 2023’e üçüncü ( Edit notu; Manşetten verilen! ) fotodaki hale geldi. Bir Gürcü olarak atalarımın bin küsür yıl önce yaptığı bu esere yapılan muamele karşısında ben utanıyorum sizler de utanmalısımız! Yapanlar utanmıyor, çünkü bizim eserlerin yok olması bilinç altlarında hoşlarına gidiyordur ve projeleri biraz da buna hizmet ediyor.


1 Mayıs 2023’teki paylaşımım: Tarihsel Tao Bölgesi’nde yer adlarının Cumhuriyet’in ilk yıllarında değiştirilmesine ses çıkaran olmadı. Burada demografik yapının planlı şekilde değiştirilmesine değinen olmadı. Veya oldu da belki bunun için cezalandırıldılar kim bilir? Sonradan gelenler de belki cezalandırılmak istemedi, kim bilir? Bölgede yüzlerce eserimiz var. 9, 10, 11, 12, 13, 14. Yüzyıllarda yapılan Gürcü eseri köprüler kaleler kiliseler manastırlar ötekileştirilirken kimse umursamadı, bunlar bizim atalarımızın binlerce senelik birikiminin, büyük kültürünün ve alın terinin eseridir, saygı duyun, zarar vermeyin, koruyalım demedi ya da diyemedi. Ayakta kalsın diye çabalayan olmadı. Nihayet 2012 yılında ilk restorasyon projeleri devlet tarafından başlatıldı ve İşkhani [იშხანი] yanlışıyla doğrusuyla restore edildi. Oşki [ოშკი] restore edilecek belki ama yaralı kubbesi çökmeden yapılsa bari. Bunu da önemseyen çok kişi olmadı. Onlarca eser Tao’da [ტაო] ve Klarceti’de [კლარჯეთი] önceki barajlarda sular altında kaldı kimse bişey demedi. Onlarcası çeşitli noktalarda ya hasarlı veya sadece izleri var. Şimdi yok olanlara yenileri eklenecek. Yusufeli barajı altında kalacak olan eserler arasında büyük ihtimalle Kavkasidze ailesinin 10. Yüzyıl eseri kalesi ve şapelindeki 13. Yüzyıla tarihlenen fresk de var. Yok olacak olan sadece taş, bina, resim değildir. Yok olan senin bu topraklardaki mühründür, kültüründür, tarihindir, tapundur! Başka halklar böyle tapulara, muhürlere, tarihe sahip olabilmek, olmayan geçmişlerini ispatlayabilmek, bir tek iz bulabilmek için büyük çabalar sarf ediyor. Biz ise binlerce senedir yaşadığımız, kadim topraklarımızda atalarımızın birikimleri ve kültürlerini yansıtan ve bazıları bin yaşından büyük eserlerimizden bir kısmını daha sessiz sedasız yitiriyoruz. Buna üzülmeyi bari becerelim! Kalanların da değerini lütfen bilelim!
Foto1: Zurab Batiashvili, Foto2: Buba Kudava
Foto3: Yaşar Koçoğlu.































