Erdoğan Şenol
Artvin çevresinin feodalleri Bagrationiler nasıl Gürcistan kralları oldular? Kısaca.
Gürcü tarihine bakıldığında, eski çağlardan 1810 yılına kadar krallık ve prenslikler dönemi olduğu görülür. 1801 yılında ülkenin doğu kesimindeki Kartl-Kakheti Krallığı, 1810 yılında da batıdaki İmereti Krallığı, ülkeye giren işgalci Rusya İmparatorluğu tarafından lağvedildi. Rusya’dan önce başka güçlar tarafından Gürcistan’ın işgal edildiği dönemlerde dahi hanedan kesintiye uğramamıştır. Son Gürcü krallıklarının her ikisinin başında da Bagrationi hanedanı üyesi krallar vardı. Bu hanedan 575 senesinden 1810’a kadar sahnedeydi. Bu tarihten sonra yeni bir dönem başlar, ama biz öncesinden bahsedelim.
1.235 yıl sahnede kalan Bagrationiler nasıl Gürcistan kralı oldular, 575’e kadar kim vardı?
Bugün resmi olarak kullanılmayan ve tarih sayfalarında yerini almış iki bölge; Tao ve Klarceti’den bahsetmeden bu konuyu ele alamayız. Klarceti dediğimiz yer siyasi olarak bugünkü Artvin ilinin Yusufeli ilçesi haricindeki kısmını kapsardı (Etnografik olarak Şavşeti ve Çaneti de Klarceti değildi). Tao ise Yusufeli’yle birlikte Erzurum’un kuzey ilçelerinin olduğu alanları kapsardı. Tao da Amier Tao ve İmier Tao diye kendi içinde ikiye ayrılırdı.
Bahsettiğimiz alanlar, yabancı kaynaklarda İberia Krallığı olarak bilinen, Gürcülerin kendi dillerinde Kartli Krallığı dediği krallığın içindeydi. Tabii, Doğu Roma ve Pers (İranlı) işgaline uğradığı dönemler var ve Gürcü kralları bu işgallere karşı her zaman mücadele etmiş ve başarılı da olmuştur. Hatta bir dönem, Tao çevreleri Büyük Ermenistan kralı Tigran-I zamanında da geçici olarak işgal edildi. O Ermenistan uzun zaman öne işgal edilip Doğu Roma ve Sasani İran arasında paylaşıldı ve varlığı sona erdi. Devam edelim.
Gürcistan coğrafyasının batı kesiminde Kolkheti Krallığı’nın (sonra Egrisi), doğu ve güney kesimlerinde İberia (Kartli) Krallığı’nın bu coğrafyanın kendi krallıkları olduğunu ve işgalciler tarafından farklı zamanlarda yıkıldığını söyleyelim. Konumuz İberia Krallığı MS 530’lu yıllarda Sasaniler yani İranlılar tarafından işgal edilerek yıkıldı ancak 550’lere kadar Vakhtangi’nin çocuklarının hanedanlığından söz eden kaynaklar var. İberia Krallığı’nda MÖ 4. Yüzyıl sonundaki Parnavazi döneminden 502 yılında hayatını kaybeden Vakhtang Gorgasali’ye kadar 8 asır kesintisiz krallık vardı. Adını verdiğimiz iki kral da Gürcü tarihinde büyük krallar olarak anılır. Vakhtangi’nin soyundan gelenler güçlü İran saldırılarına ancak bir süre dayanabildiler.
Sasani İran, İberia (Kartli) Krallığı’nı lağvedip yerine kendi adamlarını yönetici atadı. Ancak bu sistem sorunluydu ve Sasaniler çok sorun yaşıyorlardı. Gürcü asilzadeler bir Gürcünün ülkenin başında yönetici olması gerektiği konusunda Sasanileri ikna ettiler, fakat Sasaniler yeni yöneticiye kraldan düşük başka bir unvan uygun görüyorlardı. Kral deseler, kendileriyle eşdeğer olacaktı çünkü. Aynı zamanda hem Gürcüler, hem İranlıların kabul edeceği ve hatta hem de Doğu Romalılar (Bizans’ın) ses çıkarmayacağı biri olmalıydı. O kişi Klarceti ve Cavakheti yöneticisi olan Guarami-I idi. Guarami-I anne tarafından Vakhtang Gorgasali’nin torunuydu. Büyük kral Vakhtang Gorgasali’nin annesi Sasani kralının kızıydı. Vakhtangi’nin ikinci karısı ise Doğu Roma impratorunun kızıydı ve dolayısıyla hem Sasani sarayı, hem de Bizans sarayı açısından Guarami-I kabul edilebilir biriydi. İberia eskisi gibi güçlü ve özgür olmadığı için, yöneticisini işgalci imparatorluğa onaylatmak zorunda kalmıştır.
Klarceti ve Cavakheti’nin yöneticisi Guarami-I böylece, davet edildiği Kartli’ye gitti ve Kartlis Erismtavari unvanıyla Kartli’de yani Doğu Gürcistan’da 575’te yönetici oldu. Bu, Bagrationi ailesi ve Gürcistan tarihi için dönüm noktasıdır. Birkaç nesil orada yönetici olarak devam ettikten sonra, Tbilisi yeni güç Araplar tarafından işgal edildi. Araplar daha önce Türkleri, İranlıları vd. yenip topraklarını ele geçirmişlerdi. Araplar Tbilisi ve yakın çevresini kapsayan Tiflis Arap Emirliği’ni kurdular. Araplara karşı Tbilisi’de mücadele edemeyeceğini düşünen Guarami-I’in soyundan gelen Kartli yöneticisi Aşot-I (Didi Aşoti=Büyük Aşoti), atalarının yurdu Klarceti’ye geçip orada mücadeleye başladı. Klarceti de o zaman bağımsız değil, Doğu Roma’nın elindeydi. Vakhtang Gorgasali’nin emriyle yapılıp sonra Arap saldırıları sırasında yıkılan Artanuci kalesini yeniledi ve oraya yerleşti. Araplarla mücadele ettiği için Bizanslılar ilk zamanlarda ona ses çıkarmıyordu.
İşte bu dönemde, Bagrationiler tarafından Gürcü krallıklarının yeniden canlandırılması için kesintisiz mücadeleler hem Araplar hem Doğu Romalılara karşı sürdü. Tao ve Klarceti’de “Kartvelta Krallığı” adlı bağımsız krallık kuruldu. Bu, sıklıkla Tao-Klarceti Krallığı olarak anılır. İberia’nın yıkılmasının ardından eski Kolkheti’nin devamı olan Egrisi (Lazika) Krallığı da yıkılmıştı. Gürcü topraklarının işgallerden kurtarılıp yeniden birleştirilmesinin temelleri burada atıldı. Bu süreç Kral Davit Ağmaşenebeli (4.Daviti) döneminde 1122 yılında Tbilisi’nin Araplardan geri alınmasıyla tamamlandı desek yanlış olmaz. Tao-Klarceti ve Abhaz Kralığı’nın nasıl birleştiğini, Birleşik Gürcistan Krallığı’nın kısa kuruluş hikâyesini Kral III. Bagrati hakkındaki 18 Haziran tarihli paylaşımda anlatmaya çalışmıştım. Onun linkini de vereyim. https://www.facebook.com/share/p/P4YMiBQhZJaAm2nP/
Görselde Kartlis Erismtavari Guarami-I’in bastırdığı gümüş parada Sasani etkisi hissedilmektedir.
Bagrationi hanedanıyla ilgili merak edilen hususlar var. Özellikle, Doğu Roma tarafından yıkılan Ermeni Krallığı Anisi’nin (Ani) başındaki Pakratunilerle ilgisi olup olmadığı veya kökenlerinin ne olduğu hakkında. Bu çok tartışılmış bir konu, kendi görüşlerimi içeren bir özet sunayım: Kartli feodalleri, Tao kralları, Klarceti kralları, Birleşik Gürcistan kralları, Kartli kralları, İmereti kralları, Kakheti kralları, Kartl-Kakheti kralları hep bu hanedandan. Bagrationiler egemenliklerini pekiştirmek, krallıklarını meşrulaştırmak için, Tanrı adına krallık yaptıkları iddiasıyla Davut peygamber soyundan olduklarını söylemişlerdir. Ama bu bence gerçek değil, tamamen halkı konsolide etmeye yönelik bir söylemdir. Gerçek kökenlerine gelince; Ermeni tarihçi Bizanslı Paestos Bagrationilerin ilk vatanının Tao-Speri olduğunu söylüyor. Eskiden Çani yani Lazi kavimleri Speri’de yerleşikti. N. Adontz’un Bagrationilerin soyunun adının Tigran-I’in kumandanı Bagrat’tan geldiği fikrini göz önüne alırsak, Bagarata’nın Çanilerin eristavisi olduğunu söyleyebiliriz. Tarihi Büyük Ermenistan hükümdarı Tigran-I (MÖ 115-95) bazı Gürcü bölgelerini bir süreliğine işgal etmişti. Tigran-I döneminde işgal edilmiş Speri çevresi komutan Bagarata’nın hâkimiyeti altındaydı. Bagarata Lazların kendi ırklarından yerel yöneticileriydi. N.Mari ve İ.Orbeli de Gürcü Bagrationilerin Çani kavimlerinin soyundan olduğunu düşünüyor. Gürcü krallık hanedanının Speri’den çıktığı (bugünkü İspir) fikrini paylaşıyorum. Onlar Laz ya da Gürcü kökenlidir. Ermeni kralliğı hanedanı Pakratunilere gelince: 886 senesinde Pakratuni Aşot-I bu hanedanın 9. Yüzyılda kurulan ikinci Ermenistan’ın ilk kralı olarak anlatılıyor. Araplara karşı bağımsızlık mücadelesinde öne çıkmışlar, başkenti 961’de Anisi’ye taşımışlardır. Ermenistan Pakratuni hanedanı 886’da başlayıp 1045’te Bizans İmparatorluğu Anisi’yi işgal edince hanedan da bitmiş. Son kral Gagik-II imiş. 1.235 yıl hüküm süren Gürcü krallık hanedanı Bagrationiler, görüldüğü üzere, 159 yıl tahtta kalan Ermeni krallık hanedanı Pakratunilerden üç yüz sene önce sahneye çıkmış ve onlardan bin yıldan daha uzun süre sahnededirler. Bu yazdıklarım yıllar içinde birçok metinden edindiğim bilgilerin özetidir. Sadece Gürcü kaynakları değil, pek çok Orta Çağ Ermeni tarihçisi bizzat, Klarceti ve Tao’nun Bagrationi soyundan üyelerini, Gürcü kralı, Gürcü ülkesinin kralı, Gürcü ülkesinin yöneticisi olarak anlatır. Günümüz Ermenileri, sıklıkla, Gürcü krallık hanedanı Bagrationilerin Ermeni kökenli olduğunu iddia ederler. Ermeniler her şeyi iddia eder, onlar Şota Rustaveli’nin de Ermeni olduğunu iddia etmişti, ama nedense ünlü şair bundan hiç bahsetmemiş ve üstelik tek kelime Ermenice şiir yazmamıştı. Yoksa Ermeni olmaktan utanıyor muydu? Tabii ki bu kocaman bir yalandı. Şota Rustaveli gibi Bagrationilerin Ermeni olduğu da doğru değil. Tam tersidir. Bagrationiler’in bir kolu 9. Yuzyılda Ermeni halkının bir kesiminin başına geçip kral olmuş olmalıdır ve onlar Pakratuni adıyla anılıyor.



























