Eşduyum, Duygudaşlık, Duyumsama
Kendimi bildim bileli semt pazarlarına gider, bir köşe bulur insanları izlerim. Anlamaya çalışırım onları, ama anladığımı söyleyemem. Davranışları sadece şaşırtır beni.
Geçen gün oturduğum binanın yan tarafında bir kahvehane var. Oraya gidip götürdüğüm birkaç kitabı masaya koyarak, imza günü yapmaya kalmıştım. Toplumsal bir deney yapmaktı amacım. Hiç kimse yanıma gelmedi. Sadece baktılar. Aralarında konuşanlar da oldu.
Bugün semt pazarına da kitap götürdüm. Boş bir yer bulup serdim kitapları. Kimse uğramadı. Bakan da olmadı. Tam karşımda bir büfe vardı. Orada çalışan ya da oranın sahibi çok uzaklara bakıp kendi kendine konuşuyordu. Arada bir zulasındaki bardaktan bir şey içiyordu. Arkasındaki duvarda “İçiyorsam nedeni var.” yazıyordu.
Dalıp gitmiştim bir şeylere. O adam karşıma dikilince uyandım. Elinde bir kâğıt vardı. O kâğıda “Yazıyorsam nadeni var.” yazıyordu. Bir şey demedi. Kâğıdı tezgaha bırakıp gitti.
Evet, yazıyorsam bir nedeni var.


































