DEM Parti Yetkililerine Çağrı: Abhazya Konusunda Açıklama Yapmadan Önce Tarihsel ve Hukuki Gerçekler Dikkate Alınmalı
Son günlerde DEM Parti tarafından, “Abhaz pasaportu” taşıyan kişilerin Türkiye’ye seyahat edebilmesine yönelik yapılan açıklamalar, Gürcistan’ın toprak bütünlüğü ve bölgenin yakın tarihi açısından yeniden tartışma konusu olmuştur.
Abhazya meselesi, yalnızca bir seyahat veya pasaport konusu değildir. Bu mesele, uluslararası hukuk, işgal, zorunlu göç ve insan hakları boyutları bulunan çok yönlü bir sorundur.
1990’lı yılların başında Abhazya’da yaşanan iç karışıklıklar ve silahlı çatışmalar sırasında Rusya’nın sürece askeri olarak müdahil olduğu bilinmektedir. Çatışmaların ardından binlerce Gürcü sivil yaşadıkları yerlerden zorla çıkarılmış, yüz binlerce kişi mülteci durumuna düşmüş ve aradan geçen otuz yılı aşkın süreye rağmen önemli bir bölümü hâlâ evlerine dönememiştir.
Benzer bir süreç daha sonra Güney Osetya (Tskhinvali) bölgesinde de yaşanmış, Rusya’nın askeri müdahalesi sonucunda Gürcistan’ın uluslararası toplum tarafından tanınan topraklarının yaklaşık yüzde 20’si fiilen Rusya’nın askeri kontrolü altına girmiştir.
Uluslararası toplumun büyük çoğunluğu Abhazya ve Güney Osetya’yı Gürcistan’ın ayrılmaz parçaları olarak kabul etmektedir. Bu nedenle bölgede düzenlenen veya kullanılan belgeler ve pasaportlar da uluslararası hukuk bakımından tartışmalı bir statüye sahiptir.
Bunun yanında, işgal altındaki Abhazya’da Gürcü nüfusunun yaşadığı ciddi hak ihlalleri uzun yıllardır uluslararası raporlara konu olmaktadır. Yerinden edilen insanların geri dönüş hakkı, kültürel haklar ve dil hakları gibi konular hâlen çözülebilmiş değildir.
Bu nedenle, Türkiye’de faaliyet gösteren siyasi partilerin ve kamuoyunu yönlendiren tüm aktörlerin, Abhazya konusunda değerlendirme yaparken tarihsel gerçekleri, uluslararası hukuku ve yaşanan insani trajediyi göz önünde bulundurmaları büyük önem taşımaktadır.
Eleştirilerin amacı herhangi bir toplumu hedef almak değil; işgal, zorunlu göç ve uluslararası hukukun ihlal edilmesi gibi konularda daha duyarlı ve dengeli bir yaklaşımın benimsenmesine katkı sağlamaktır.Kamuoyunun sağlıklı bilgilendirilmesi adına, yapılacak açıklamaların bölgenin tarihi, hukuki statüsü ve milyonlarca insanı etkileyen sonuçları dikkate alınarak hazırlanmasının daha doğru olacağı değerlendirilmektedir.
https://share.google/wXsJrkC8Ds8z5C2xg
GHA- ქართული ამბების სააგენტო
































