Çocukluğumda dinlediğim hüzünlü bir yaşamın öyküsünü sizlerle paylaşmak istedim.
Hasibe Özkan: Gürcistan ve Macahel arasındaki sınır çekilmeden önce, Batum’a gidip geliniyor, aşağı Macahel’den kız alınıyor, kız veriliyordu. Yaşamsal ihtiyaçlar Batum’dan temin ediliyordu. Batum köyleri Türkiye tarafında ki Macahel’in yaylalarına çıkıyor yaylacılık yapıyorlardı. O dönemlerde bir çok gelin alınmış yukarı Macahel’e.
Benim anneannem de o dönem, Çikunet’ten Macahel Kayalar köyüne gelin geliyor. Ayak dönüşü denilen, anne baba ziyaretine bir defa gidebilmiş. Daha yeni gelin iken çekilen sınır rahmetli anneannemi bir ömür vatan ve aile hasreti ile ağlattı. Sadece anneannem değildi bu hasretle yanan. Bir çok aile bu özlemle hayata veda etti.
Benim çocukluğumdan hatırladığım anneannemin annemi gelin ettiği Sasamoked mahallesine gelerek, oradan görünen köyüne göz yaşları ile ağıtlar yaktığı. Her ağlayışında, “benim rüyalarım iyi. Sınır kapısı açılacak ama bana yetişmeyecek” derdi. Aynen de öyle oldu. Rahmetli anneannemin vefatından bir kaç sene sonra Sarp Sınır Kapısı açıldı, bir çok aile ve akrabalar görüşmeye başladı, hüzünlü göz yaşları yerini sevinç gözyaşlarına bıraktı.
Böyle zülümlerin yaşanmamasını temenni ediyor, Ahirete intikal etmiş yakınlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum…

























