Dün “PEN Yazarlar Derneği’nin Şiir Ödülü bu yıl Şair Hilmi Yavuz’a verildi“. açıklamasını yayınlamıştık! Buna karşı Türk Şiirinin, ve Şiir dergiciliğinin önde gelen isimlerinden Seyyit Nezir Facebook hesabından bir yazı yayınladı. Dün PEN Yazarlar Derneği açıklamasından sonra eski bir tartışmayı güncelleyerek devam ettiren Seyyit Nezir ‘in olduğu gibi yayınlıyoruz. Gürcü Haber.
Seyyit Nezir
TÜRK ŞİİRİ BU KÖTÜLÜĞE KATLANMAK ZORUNDA DEĞİLDİR
Her yıl 20 Şubat’ta Yılın Şairini açıklayan PEN, bu yıl 10 Mart’ı beklemiştir. Bu gecikmenin birincil nedeni, İlhan Selçuk’un 100. Yıl anmasını geride bırakıp Hilmi Yavuz’un ona saldırılarının ve onun Yavuz’a eleştirilerinin hatırlanmasını engellemekti. Çünkü günümüz insanı ceptelin her an silen görüntü silindiriyle hemen unutuyor. Dün Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği olarak şu kararı aldık: Unutturmayacağız.
Hilmi Yavuz’un 1990’dan başlayarak çizdiği politik ve düşünsel Zaman’e kişiliğinin yüzlercesini, İlhan Selçuk, “Postmodern Sosyalist!..” (11 Eylül 2009) prototipiyle açığa vurmuştur. Ergenekon davaları nedeniyle gözaltına alınışından sonraki yazılarından biriydi bu yazı.
Kültür sanat bağlamında Yenibütün Bildirisi’nden beri Hilmi Yavuz’a karşı izlediğimiz tutum, onun Taormina’yla birlikte, her türlü imkânı postmodernizm uğruna çarçur ederek genç kuşakları da tüketim kültürü yönünde etkilemeye çalışmasının zorunlu sonucudur. Nitekim Enver Ercan’ın kendisiyle söyleşisinde şöyle diyordu: Günümüz Şiirini Onarıyorum. Zaman içinde apaçık ortaya çıktı ki, edebiyatımızın o gün geldiği gerçekçi doruklarda bu, birikime yönelik bir yıkım ve tüketme programının öncülüğüdür. Hilmi Yavuz şatafatlı söyleyiş ve söz oyunlarına dayalı köpüklü imgelerle gündelik yaşamın gerçeklerini gözden kaçırma ve silme gayretinin parlak örneklerini verirken, gelinen noktada birikimi Metaverse bataklığına gömme kötülüğünü edebiyat sanan taifesiyle şiiri de bu uğurda kötüye kullanmıştır. “Hüzün ki en çok yakışandır bize” gibi arabesk bir dize, Yavuz’un onarımının şiirimize hangi yıkımı yakıştırdığının çok yalın örneğidir. Gerçek şu ki, Hilmi Yavuz’un kurutulmuş şiirleri Cemal Süreya’nın Gül’ü yanında çok silik kalır.
İlhan Selçuk, gözaltından çıkışında, soldaki postmodern tavırlara karşı şu uyarı yazısını bir tür vasiyet olarak bırakmıştı:
https://www.cumhuriyet.com.tr/…/postmodern-sosyalist…
www.cumhuriyet.com.tr

Bizim bu saptamamız henüz bilgisayarda kaydedilmemişken gerçek ortaya çırçıplak çıkıverdi:
Önünü TYS’nin açtığı PEN’in bu yılki seçimi şimdiye kadarki en kötü seçimdir, kasten kötülüktür, çünkü şiirin zerrece gözetilmediği, tersine tepeden tırnağa şiir karşıtı, tümüyle politik bir seçimdir. 15 aydır Gazze konusunda tek söz etmeyen Hilmi Yavuz, omurgasız kişiliğini ve kötü şiirini bir günlüğüne unutturmaktan yarar umarak Gazze maskesine gizlenip ikiyüzlülük aldatmasını son sınıra götürmüştür. Şimdi bize düşen, eleştiriyle kalmayıp doğru tutum ve seçimle Yılın Şairini CSKSD olarak belirlemek, Hilmi Yavuz seçiminden yara alan şairlerin ve şiirin onurunu olması gereken noktaya yeniden taşımaktır.
Yenibütün Bildirisi’nin doktora tezi olması nedeniyle Bora Gözen Esmer’in önce akademisyen Nevriye Bozdemir’le, ardından Seyyit Nezir’le yaptığı söyleşileri Face’teki sayfamda şu başlıkla yayımlamıştım (7 Mart):

Bora Gözen Esmer
YENİBÜTÜN SÖYLEŞİLERİ SÜRÜYOR
Şair Seyyit Nezir Yenibütün’ü anlattı:
YENİ ORTAÇAĞ’A BAYRAK AÇTIK
Eski YK üyelerimizden, Kaz Dağları derneğinin yorulmaz başkanı, halen dernek üyemiz Mecit Ünal, dün, “bu kadar emek verdikten sonra protestoyla yetinemezsin”, dedi. Sadık Albayrak da aynı şeyi vurguladı. Tamer Tezin başından beri aynı görüşte… Bugün Övünç de kendi önerimizi getirmeliyiz, diyor. Nisa Leyla, polemikten uzak durmak gereğini de işaret ederek benzer düşünceleri yansıtmaya çalışmıştı Cumartesi günü.
Tek tek görüş açıkladıklarında PEN yöneticileri de ortaya çıkan sonuçtan memnun kalmadıklarını gösteriyorlar. Nasıl bir psikolojik baskı ya da basiret bağlanmasıyla bu sonuca katlandıklarını tanımlayamıyorlar.
Şiirseverlerin de içinden geçeni biz yüksek sesle haykırıyoruz:
TÜRK ŞİİRİ BU KÖTÜLÜĞE KATLANMAK ZORUNDA DEĞİLDİR.
Gerçek şu ki, şiir hiçbir baskıya ve kötülüğe katlanamaz.
21 Mart Dünya Şiir Günü çalışmalarımız yoğun bir tempoyla sürüyor. Haberlerimizi her gün paylaşacağız.
Keşke yazın ve kadın mücadelesinin saygın kişilerinden Zeynep Oral, postmodernizmin hakikate kör, sayıları bir çatalın dişlerini geçmeyen kimi sosmodern tiplerince İlhan Selçuk’a ve şiire karşı böylesine sinsi bir haksızlık kuşkusuna uğratılmamış, nice değerli işe imza atmış olan PEN’e böyle bir itibarsızlık gölgesi düşürülmemiş olsaydı…
SEYYİT NEZİR



























