Erdoğan Şenol
Adamlardaki kafa çok enteresan!
1944’de Gürcistan’ın Samtskhe-Cavakheti Bölgesi’nden Sovyetler Birliği yönetimi tarafından sürülen Müslümanların çocukları kendilerini Ahıska Türkü olarak tanımlayıp “Ahıska Türkleri Ahıska’ya geri getirilip yerleştirilsin” diye yıllardır lobicilik yapıyor, bir yandan da Gürcistan’a ziyaretler yapıp yazı ve videolar paylaşırken, Gürcülerin rahatsız olmasına neden olacak şekilde tarihi çarpıtmaya devam ediyor, meselâ en basitinden; Ahıska adının Dede Korkut hikayelerinde bahsedilen çok eski bir Türkçe kökenli ad olduğu yalanını dile getirmeyi sürdürüyorlar. Oysa bu tamamen uydurmadır ve Gürcüce Akhali (yeni) ve tsikhe (kale) kelimelerinin birleşimi kompozit kelime Akhaltsikhe’dir oranın adı. 1578’de buraları alan Osmanlılar kelimeyi telaffuz edememiş, Ahisha/Ahısha demiştir. 20. Yüzyılda Ahıska şekline dönüştü Türkçede. Gürcücede ise Akhaltsikhe olarak devam ediyor. 12. Yüzyıdan beri böyle Gürcücede. Daha önceyse Lomsia idi burası. “Ahıska Türkleri geri dönsün lobicilerinin görünen kesimi” bu şekilde konuşup yazarak oranın aslında Gürcü toprağı olmadığını söylemeye çalışıyorlar. O kafadakilerin düşüncesi bu ve çok belli oluyor.
Hal böyleyken, hem biz geri dönelim diye yaygara koparıp hem tarihi çarpıtmaya devam etmelerini Gürcüler görmüyorlar mı? Bu hoşlarına gider mi? Peki bu durumda, bu kafadakilerin yaptıkları “kendi ayaklarına sıkmak” veya “bindiği dalı kesmek” değil mi? Bu kafakakileri kabul ederler mi? Niye kabul etsinler ki ülkelerinin tarihine ve toprak bütünlüğüne saygı duymayan kişileri? Ben olsam etmezdim. Siz olsanız kabul eder miydiniz?
Yoksa aslında istekleri göstermelik mi? Amaçları o değil mi? O yüzden mi böyle davranıyorlar? Masum ve samimi Ahıskalılar bunu sorgulamalıdır. Ben Ahıskalı olsam ve geri dönmek gibi bir amacım olsa, bu çarpıtmaları yapanların bana zarar verdiğini düşünürdüm.
Bu sorulara cevap arıyor veya sizden yorum bekliyor degilim, kendi kendime sordum farzedin. Gerçekten gidip yerleşmek isteseler zaten böyle davranmazlardı.
Onlar Gürcistan’a ancak turist olarak ama rahatça gider, isterlerse aylarca gezip dolaştıktan sonra geri dönerler. Bu özgürlüktür ve çok kıymetlidir.
O kafaya sahip olanlar için aklıma gelen Bedri Rahmi’nin şu satırlarıyla paylaşımı sonlandırayım;
“Aferin oğlum Ahmet, bu yolda devam et”.

























