Remzi Kazmaz
AKBELEN’DEN DEŞTİN’E, DEŞTİN’DEN YATAĞAN’A:
YAŞAM ALANLARIMIZI SAVUNACAĞIZ
Dün Akbelen’de yaşananlar yalnızca Akbelen’in meselesi değildi.
Dün Deştin’de yaşananlar yalnızca Deştin’in meselesi değildi.
Bugün aynı tehlike Yatağan’da, Yatağan’ın köylerinde, zeytinliklerinde, tarlalarında ve ormanlarında yaşanıyor.
Akbelen’de ormanlar, zeytinlikler ve köylünün yaşam alanları maden sahaları uğruna hedef alındı.
Deştin’de köylünün toprağı, suyu ve sağlığı çimento fabrikası tehdidiyle karşı karşıya bırakıldı.
Yatağan’da ise yıllardır kömür madenciliği ve termik santral politikaları köyleri, zeytinlikleri ve insan yaşamını kuşatmış durumda.
Eskihisar ve Yeşilbağcılar bunun en acı örnekleridir. Bu köyler kömür madenciliği nedeniyle insansızlaştırıldı, insanlar toprağından, evinden, geçmişinden koparıldı.
Bugün Turgut Köyü’nün zeytinlikleri açık ocak kömür madeninin tehdidi altındadır. Madenin zeytinliklere ve köy yaşamına doğru ilerlemesi, yalnızca ağaçları değil, bir yaşam biçimini yok etme tehlikesi taşımaktadır.
Turgut, Kırıkköy ve Hacıbayramlar çevresinde yeraltı kömür işletmesi; Gökgedik’te feldspat madeni; Kırıkköy’de kömüre dayalı yeni enerji projeleri; Yatağan merkezine kadar yaklaşan açık ocak kömür planları bölgenin geleceğini tehdit etmektedir.
Bu tablo açıkça göstermektedir:
Mesele yalnızca maden meselesi değildir.
Mesele yalnızca enerji meselesi değildir.
Mesele; toprağımız, suyumuz, zeytinimiz, ormanımız, sağlığımız ve çocuklarımızın geleceğidir.
Bir çevre avukatı ve çevre aktivisti olarak açıkça söylüyorum:
Yatağan’ın köyleri sahipsiz değildir.
Turgut’un zeytini sahipsiz değildir.
Gökgedik’in fıstık çamları sahipsiz değildir.
Kırıkköy’ün, Hacıbayramlar’ın, Yava’nın, Eskihisar’ın, Yeşilbağcılar’ın yaşam hakkı sahipsiz değildir.
Bugün tek çıkar yolumuz birliktir.
Tüm Yatağanlılar, tüm köylüler, tüm yaşam savunucuları olarak yan yana durmak zorundayız.
Toprağımıza sahip çıkacağız.
Suyumuza sahip çıkacağız.
Zeytinimize sahip çıkacağız.
Köylerimize, ormanımıza ve geleceğimize sahip çıkacağız.
Akbelen’de direnenlerin, Deştin’de suyunu savunanların, Yatağan’da toprağına sarılan köylülerin mücadelesi aynı mücadeledir.
Bu topraklar şirketlerin kâr hırsına teslim edilemez.
Yaşamı savunmak haktır.
Yaşamı savunmak görevdir.
Yaşamı savunmak onurdur.
Av. Remzi KAZMAZ
Çevre Avukatı / Çevre Aktivisti
































